replika telefonlar bilgiler allah yolunda bilgiler sizlere daha güzel bilgiler verecektir.
Yoksa Aliah’a, Allah gibi yaratması oiaıı ortaklar buldular da, yaratmaları birbirine mi benzettiler? De ki: “Her şeyi yaratan Allah’tır. O, her şeye üstün geieıı tek Tanrıdır.”» (60)
«Rahman olan Allah Kur’an-ı öğretti;
İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.
Güneş ve ayın hareketleri bir hesaba göredir.» (61)
«İnsanoğlu, bahse değer bir şey olana kadar, şüphesiz, uzun bir zaman geçmiştir.
Biz inşam katışık bir nutfeden yaratmışız- dır; onu deneriz; bu yüzden, onun işitmesini ve görmesini sağlamışızdır.» (62)
«Kadınların iddet süreleri biteceğinde, onları ya uygun şekilde alıkoyun, ya da uygun bir şekilde on- iardau ayrılın; içinizden de iki âdil şahit getirin; şahitliği Allah için yapın; işte bu, Allah’a ve âhiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınan kimseye kurtuluş yolu sağlar, ona beklemediği yerden rızık verir. Aliah’a güvenen kimseye o yeter. Allah, buyruğunu yerine getirendir. Aiîah her şey için bir ölçü varet- miştir.» (63)
«Göklerde ve yerde olan kimselerin, sıra sıra uçan kuşların Allah’ı teshili ettiğini görmez misin? Her biri kendi niyaz ve teşbihini bilir. Allah, onların yaptıklarını bilendir.
Sûre: 13, âyet: 2-4, 12, 16.
Sûre: 55, âyet: 1-5.
Sûre: 76, âyet: 1-2.
Sûre: 65, âyet: 2-3.
Talebe: — Bana nasıl bir ııasihatta bulunacaksınız Hocam?
Üstad: — Benim sana ve bütün insanlara nasihatim, ibıı Rüşd’ünkinden başkası değildir. Onun ileri sürdüğü, çok basit ve kolay delil ve ispatlardan ibarettir. Bakınız, ibn Riişd ne demişti? Bir daha hatırlatayım! «Allah’ın varlığını ispat için kuruntu, acz, evham, aklî yorgunluk, münakaşa ve istidlâllerin derinliklerine dalıp yorulmaya lüzum yok... Sadece aklın kesin olarak kabul ettiği açık, koay, basit ve bedihî ilk bürhan ve ispatlara sığınmamız ve onlara dönmemiz kâfidir. Kur’an-ı Kerîm bunların hepsini beyan etmiş ve Allah’ın varlığını ispat hususunda bu gibi delil ve ispatlara itimat edilebileceğini açıklamıştır. Mürekkep aklî ispatlardan daha çok, bu kolay ve basit delillere önem vermiştir. Çünkü onu, her cahil cahilliğiyle ve her bilgin ve filozof ilmiyle ve felsefesiyle idrâk hususunda eşit seviyededir. Cahil onu mücmel olarak basitliği, açıklığı ve kolaylığıyle anlar, idrâk eder. Âlim ve filozof ise tafsilâtıyle idrâk eder. Zira Kur’an-ı Kerîm’in delil ve ispatları, bedahetle birçok delillere dayandığı için topyekûn kesin aksî hüküm mesabesindedir. Onu inkâr, doğru ve sağlam bir hesap sonunda verilen hükmün inkârı demektir. Çünkü o, aklın ve mantık ölçüsünün kabul ettiği doğru aritmetik bir neticeden başka bir şey değildir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder