arkadaslar bu bilgileri replika telefonlar emek vererek sizlerin okuması bilgi sahibi olmanız icin hazırlamıstır.
Evet! Cenabı Hak bu vaadini insanlara, asırlar sonra, göklerde ve yerde, bütün âfakda, hikmet ve kudretiyle göstermiştir. Ayrıca bunun bir hak söz olduğunu da açıklamıştır. Bu İlâhî hikmet ve kud¬rete delâlet eden ilimler, yeni keşif ve buluşlar ne¬ticesinde Batı dünyasında meydana çıkmıştır. Söz konusu ilimlere dair yüzlerce, binlerce kitap yazıl¬mıştır. Fakat biz müslümanlar, maalesef birçok ilim ve keşiflere sahip olma önceliğine mâlik olduğumuz halde bu hususta kusur etmişiz. İlim ve buluşlar yo- luyle Cenabı Hakkın âyet ve kudretini keşfetmekte geç kalmışız.
Evet! Kur’an-ı Kerîm bu vaadini yerine getir-mektedir. İlimler yoluyle, Cenabı Hakkın tek varlık olduğuna ilim ve iradesine, kudretine ve hikmetine delâlet eden âyetlerini beyan ederek, bundan tam ondört asır önce işaret etmiştir.
Netice olarak Hayran, Kur’an-ı Kerîm’in âyet¬lerini altı kategoriye ayırırsak bunu daha iyi anla¬yacağız.
1 — Kur’an-ı Kerîm bütün insanları Allah’a imana dâvet etmiş, varlığına delâlet eden delil ve ispatları beyan buyurmuştur. Bununla beraber, Al¬lah’ın «tek varlık» olduğuna, ilmine, kudretine, ira¬desine, inayet ve yardımına, rahmetine ve hikmeti¬ne, bütün kemal sıfatlarına işaretle bütün insanla¬rı irşat etmiştir.
(1) Sûre: 41, âyet: 53.
âyetlerin bulunması, bu ilimleri öğretmek demek değildir. Çünkü Kur’an, fen kitabı olamaz. Her şey-den önce o, yüce, İlâhî bir kitaptır. Beşeriyete kendi diliyle hitap eden mukaddes bir mesajdır. Cenabı Allah, insanları, esrarı şöyle dursun, isimlerini bile bilemiyecekleri bir takım meselelerden bahsetmez. Bununla beraber, Allahüteâlâ zatının varlığına, ira¬desine, ilmine, kudretine ve hikmetine delâlet eden kelâmını milâdî yedinci asırda yaşamış basit bir be¬deviyle, yirminci yüzyılın ilmiyle mücehhez bir bil¬gin ve filozofun anlayacağı bir üslûpla açıklamıştır. Yedinci asrın basit bir bedevisi zahirî mânaları an¬lar. Yirminci asırda yaşayan bilgin veya filozof da İlâhî kitapta gizlenen hikmetleri öğrenebilir. Sırla¬rına muttali olması için insana kolaylık gösteren bir üslûpla hitap edeıı bu mukaddes kitap, açık ifadey¬le izah edilmiş Allah kelâmıdır.
İşte burada Kur’an-ı Kerim ün mûcizesi tecel¬li etmektedir. Kur’an âyetlerinin mûcizevî yönü sa-dece fasahat ve belagat olsaydı, onu yalnız Araplar anlayabilirdi. Halbuki Kur’an Araplara değil, bü-tün beşeriyete hitap eden bir kitaptır. Bu arada şu âyeti celilenin ifade ettiği mânaya bir göz ata¬lım ve düşünelim. îcazm sadece belagat ve fasahatta olmadığını idrâk edelim. Cenabı Hak bir âyeti ce- lilesinde buyurur ki :
«Biz ilerde (Allah’a inanmayanlara) gerek ufak¬larda ve gerense kendi nefislerinde âyetlerimizi öyle göstereceğiz ki, nihayet peygamberin söylediği şeyin hak olduğu kendilerine zahir olacaktır.
replika telefonların katkılarıyla faydalı bilgileri okumanızı rica ederiz okuduysanız hepinizden allah razı olsun.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder