Sayfalar

gizli kamera

replika telefon

maca bitksi

replika, dan islam bilgileri

 replika

replika, dan islam bilgileri ve arkadaslar sizlere bugün replika sizler icin islam bilgilerini hazırladı replika devam olarak artık bize destek verecek ve replika diyorki
Ebu Talha hayretle dedi ki:Şaşılacak şey, ne akılsız insanlar bunlar. Emânet verilen şeyi geri isteyince, hiç iade etmek zor gelir mi?Hemen cevap verdim:
Senin oğlun bize, Allahü teâlânın bir hediyesi, bir emâneti idi. Yanımızda emânet olarak duruyordu. Bugün geri isteyip aldı.Ebu Talha, güzel sabır göstererek dedi ki:
Hepimiz de Allah’a döneceğiz.Sabah olunca Ebu Talha bunu Resûlullah’a anlattı. O da buyurdu ki:
Dünkü geceniz mübarek olsun. Büyük bir gece geçirdiniz. Cennete girdiğimde Ebu Talha’nın hanımı Rumeysa’yı orada gördüm).Peygamberimizin
“sallallahü aleyhi ve sellem” torunlarından ve İmâm-ı Azam Hazretlerinin hocalarından olan Ca’fer-i Sâdık’ı “radıyallahü anh”, birisi bir gün uygunsuz sözlerle itham etti. Ca’fer-i Sâdık hazretleri sabredip cevap vermedi. Yanında bulunan talebelerine de müdahale etmemelerini tembih etti. O kimse ağzına ne geldiyse, ne kadar kötü söz varsa söyledi ve gitti.Bir müddet sonra, îmâm-ı Ca’fer-i Sâdık, o adamın evine gitti. Bunu gören talebeleri onun arkasından o adamın evine vardılar .Talebeleri hocalarının o edepsize cevap vereceğini zannetmişlerdi. Şayet o küstah adam, hocalarına bir tecavüzde bulunursa hocalarını koruyacaklar ve o edepsize haddini bildireceklerdi.Ca’fer-i Sâdık o adamın kapısını çaldı. O adam kapıya geldiğinde:
Az evvel bana bir takım kötü sözler sarfeyledin..
Kıyâmet günü, bu âbid diriltilir. Allahü teâlânın ihsânı ile mi, yoksa beşyüz yıllık makbul ameliyle mi Cennete girmek istediği sorulur. Âbid, **Ben amelimle Cennete girmek isterim” der. Melekler, beşyüz yıllık kabul olmuş amelini hesap ederler. Bu kadar amelin, sadece bir gözün şükrünü bile edâ edemediği meydana çıkar. Melekler, Cenâb-ı Hakkın emriyle Cehenneme götürürler. O zaman âbid der ki:
Yâ Rabbi beni fazlın ve ihsânınla Cennete koy!
Ey kulum seni yoktan kim yarattı?
Sen yarattın, yâ Rabbî!
Senin yaratılışın, kendin tarafından mı oldu, yoksa benim ihsânım ve rahmetimle mi oldu?
Senin rahmetinle oldu, yâ Rabbî!
Seni bir adaya indirdim. Orada sana tatlı su yarattım. Senede bir defa meyva veren ağaçtan her gün nar bitirdim. Sonra ruhunu secdede iken almamı istedin, öyle yaptım. Bütün bunları senin için kim yaptı?
Sen yaptın, yâ Rabbî!
Benim rahmetim ve fazlım ile Cennete gir!)Bir hükümdarın oğlu attan düştü vç boyun kemikleri birbirine girdi, öyle ki, boynu fil boynu gibi gövdesine battı. Başını çevirebilmek için bütün gövdesini döndürüyordu.Ülkesindeki bütün doktorlar tedâvisinde aciz kaldılar. Yalnız başka ülkeden gelen bir doktor, başını eski haline getirebildi ve damarlarıyla kemiklerini düzeltti. O doktor olmasaydı şehzâde sakat kalacak, belki de ölüp gidecekti.
Şehzâde iyi olduktan sonra onu iyi eden doktor, şehzâ-deyi ve babasını ziyarete gitti. İyiliği takdir etmeyen nankör hükümdar ile şehzâde, ona hiç yüz vermediler. Doktor ken-
anlatmaya kalkarsak, edebe aykırı hareket etmiş oluruz. Bir müddet sonra düşüncelerimizi uygun şekilde bildirebiliriz. Bunu da, soru şeklinde söylememiz, danıştığımızı hissettirmemiz lâzımdır. Meselâ (Bildirdiğiniz işi şu şekilde yapsak uygun olur mu efendim!) diyebiliriz. Ancak yine de, eski bildirdiği şekilde yapılması istenirse, bu defa başka mazeretler aramadan söyleneni yapmalıdır.
Yalnız büyüklerimize değil, arkadaşlarımıza, hattâ kendimizden küçüklere de itiraz etmek uygun olmaz. Çünkü itiraz etmek, (Bu işi ben bilirim, sen bunu anlamazsın) demek olur. Düşüncemizde yüzde yüz haklı bile olsak, itiraz etmekle karşımızdakini üzmüş oluruz.

Edep bir tâc imiş nûr-i Hüdâ’dan,

Giy ol tâcı emin ol, her belâdan.

Edep iledir âlem-i nizâm.

Edep iledir kemâl-i âdem.

Ey kardeş; yolcuyuz hazırlansana.

Bu fâni dünyadan göçeriz birgün,

Ölümden kurtuluş yoktur insana.

Omuzlar üstünde geçeriz birgün...

Duydun mu ecele çare bulanı.

Bu dünya üstünde bâkî kalanı.

Hazırla kendine lâzım olanı.

Elveda bayrağı açarız birgün...

Azrail, vaMesi dolanı bilir,

Dâvetsiz konuktur, her eve getir.

Dostun ağlar, fakat düşman sevinir,

İyiyi, kötüyü seçeriz birgün...

Teneşir tahtası haberci olur.

Ölümün etrafta çabuk duyulur.

Üstünde ne varsa hepsi soyulur.

Beş arşın kefeni biçeriz birgün...
replika bugün sizlere bukadar yazı hazırlayabildi artık sizde bu yazıları okursanız replika cok mutlu olacak.



replika telefonlar, replika samsung, replika s4, replika iphone, replika samsung s4, hp replika, replika note 3, replika s5, paper replika, replika saat, galaxy s4 replika,

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder