Sayfalar

gizli kamera

replika telefon

maca bitksi

replika samsung galaxy s4 vesilesi444

 http://www.ehadiii.com/replika-samsung



replika samsung galaxy s4 vesilesi444 evet arkadasalar replika samsung ve ben sizlere daha güzel yazılarımızı anlatmaya devam edecegiz.Fekat bu fakîr, bu noktada onlara uymuyorum ve bid’atlerden hiçbirini gü/.cl görmiyorum. Hepsini karanlık ve bulanık görüyorum. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” (Kid'atlerin hep.sl dalâletdir, yoldan çıkmakdır) buyurdu. Müslimanlığın zaîflediği bu z.emanda, selâmet bulmak. Cehennemden kurtulmak, sünnete yapışmakla; dîni yıkmak ise, nasıl olursa olsun, herhangi bir bid’ate kapılmakla olduğunu görüyorum. Bid’atlerin herbirini, İslâm binâsını yıkan bir kazma gibi, sünnetleri ise, karanlık gecede yol gösteren, parlak yıldızlar gibi anlıyorum. Zemanımız hocalarına Allahü tcâlâ insaf versin de, hiçbir bid’ate güzel demesinler ve hiçbir bid’atin işlenmesine müsâ’ade etmesinler. Bid’at, gün doğması gibi, karanlıkları jnırlatıcı görünürse de, bunlara göz yummasınlar! Çünki, sünnetlerin dışında, şeytânlar, işlerini kolay görür, liski zemanlarda, islâ-miyyet kuvvetli olduğundan, bid’allcrin zulmeti belli olmuyordu vc belki de, o zulmetlerden bazıları, islâmiyyetin her tarafı kaplıyan kuvvetli ziyası arasında, parlak sanılıyordu. Bunun için, güzel deniliyordu. Hâlbuki, bu bid’atlerdc de, hiçbir parlaklık ve güzellik yok idi. Şimdi ise, müslimânlık za’îflemiş, kâfirlerin âdetleri, hattâ kâfirlik alâmetleri, müslimânlar arasına yerleşmiş (moda olmuş] olduğundan, herbir bid’at, zararını göstermekte, kimsenin haberi olmadan, müslimânlık sıyrılıp gitmek-dedir. Hocalarımız, bu husûsda çok uyanık olup, eski fetvâlara dayanarak şu caizdir, bunun zararı yokdur, diye bid’atlerin yayılmasına ön ayak olmamalıdır. Din zc-man ile değişir sözünün yeri işte burasıdır. Yoksa, kâfirlerin, müslimânlığı yıkmak, bid’atleri, küfrü yerleşdirmek için, bu sö/ü maşa olarak kullanmaları yanlışdır. Bu zeman, bid’at 1er dünyâyı kapladığından, karanlık bir gece gibi görünmekdedir. Sünnetler çok azalmakda, nûrları da, bir karanlık gecede, tektük uçan ateş böcekleri gibi parlamakdadır. Bid’at işlemesi çoğaldıkça, gecenin karanlığı artmakda, sünnetin nûru azalmakdadır. Sünnetin işlenmesi ise, karanlığı azaltmakda, bu nuru ço-ğaltmakdadıı. Istiyen, bid’at karanlığını çoğaltsın, şeytân fırkasını kuvvetlendirsin! Istiyen de sünnetin nurunu artdırsın. Allahü teâlânın askerini kuvvetlendirsin! Şunu iyi biliniz ki, şeytân fırkasının sonu felâketdir, ziyândır. Allahü teâlânın fırkasında olan, se’âdct-i ebediyyeye erecekdir.
Tekrâr edelim ki, (Bid’ut) demek, Peygamberinii/in “sallallahü aleyhi vc sellem” ve onun dört halîfesinin “rıdvaıuıllahi aleylıiııı ecnıa’în” zemanlarında bulunmayıp da, dinde, sonradan meydâna çıkarılan, uyıluıulan inaiıışlaıa,sözlere, işlere, şekllere ve âdetlere denir. Bunların hepsini din diye, ibâdet diye uydurmak veyâ dînin ehemmiyyet verdiği şeyleri dinden ayrıdır, din buna karışma/ demek bid’atdir. Bid’atlerin ba’z.ıları küfrdür. Ba’zıları da büyük günâhdır. Kıır’ân-ı kerîmi ve ezânı hoparlörle okumak, radyoda okumak, bid’aldir.
Mektûbât) kitâbının arabî ve fârisî baskılarında, yü/sekscnallıncı mektûb hâşi-yesinde diyor ki, (İslâm âlimlerinin çoğu, amelde bid’atlcri ikiye ayırdı: Sünnete mu-hâlif olmıyan yeniliklere, reformlara, ya’nî birinci asrda aslı bulunanlara,^Bid at-i hasene dediler. Aslı bulunmıyanlara Bid’at-i seyyie dediler. Imâm-ı Rabbânî hazretleri ise, aslı bulunanlara, bid’at ismini bulaşdırmadı. Bunlara Sünnet-i hasene dedi. Mevlid okumak, minârc, türbe yapmak böyledir. Bid’at ismini, yalnız aslı bulunmı-yanlara verdi. Vehhâbîlcr, bu bid’at-i hasenelere de, bid’at-i seyyie dedi. Sünnet-i hasenelere de şirk dediler. Câhil din adamları da, bid’at-i seyyielerm çoğuna, bid’at-i hasene diyerek, kötü bid’atlerin yayılmalarına sebeb oldular. İmâm-ı Rabbânî hazretleri, bid’atleri kötülemekde, İslâm âlimlerine karşı değil, câhil din adamlarına karşıdır.

Bu mektûb bir sâliha hânıma yazılmış olup, kadınlara lâzım olan nasihatleri bildirmekdedir:

Kadınların, Resûlullaha “sallallahü aleyhi ve sellem” söz verdiklerini bildiren Mümtehine sûresindeki âyet-i kerîme, Mekke şehrinin alındığı gün inmişdir. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” erkeklerle sözleşdikden sonra, kadınlarla sözleşmeğe başladı. Kadmlarla yalnız söz ile olup, mubârek eli, kadınların ellerine dokunmadı. Kötü huylar, kadınlarda, erkeklerden dahâ çok olduğundan, kadınlarla sözleşirken, erkeklerden dahâ fazla şart, araya kondu. Allahü teâlânın emrlerini yapmış olmak için, bunlardan kaçınmak lâzım geldiği bildirildi.

Birinci şart: Allahü teâlâdan başka, hiçbirşeye ibâdet etmemekdir. Bir kimse, başkaları görmek için ibâdet eder veyâ Allahü teâlâ için eder ammâ, başkasının görmesi de hoşuna giderse veyâ ibâdetinde başkasından bir karşılık, meselâ, bir (Aferin!) sözü beklerse, o kimse, şirkden kurtulmuş olmaz ve hâlis muvahhid olmaz. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Küçük şirkden ko-nınumızl). (Küçük şirk nedir?) diye .soruldukda, (Riyâ) buyurdu. Ya’nî başkasına göstermek için ibâdet etmekdir.

Kâfirlerin bayramlarında, onların yapdıklarmı yapmak, hep şirkdir. Hem müs-limânlıgı, hem de kâfirlik ibâdetlerini yapan, (Müşrik) dir. Kâfirliği beğenen de müşrikdir. Müslimân olmak için, kâfirlikdeıı kaçınmak lâzımdır. Mü’min olmak için, şirkden sıyrılmak şartdır.

Hastalıkdan kurtulmak için, putlardan, heykellerden, papaslardan imdâd beklemek şirkdir ki, bu hâl müslimânlar arasında yayılmışdır. İhtiyâçlarını putlardan, heykellerden istemek, kâfırlikdir. Allahü teâlâ, Nisâ sûresi, ellidokuzuncu  âyetinde buyuruyor ki: (Onlara, kâfirlere inanmayınız dediğim hâlde, onlar kâfirlerin sözleri ile hareket ediyorlar. Şeytân onlan aldatıyor). Kadınların çoğu, bilmiyerek, bu belâya düşüyor. Ne oldukları bilinmiyen bir takım ismlcrden meded bekleyip, bunlarla belâdan kurtulmak istiyorlar. Kâfirlerin âdetlerini, kâfirlik alâmetlerini yapıyorlar. Bilhâ.ssa, çiçek hastalığı zemanında, bu belâ, iyilerinde de, fenâlarında da görülüyor. Bu şirkden kurtulabilen ve kâfirlik alâmetlerinden birini yapmıyan kadın, çok azdır. Hiııdûların bayram günlerine [ve ateşe tapınanların Nevruz günlerine ve hıristiyânların Noel gecelerine ve diğer paskalyalarına] hürmet etmek ve o zemanlarda, onların âdetlerini, onlar gibi yapmak, şirk olur. Küfre sebeb olur. Kâfirlerin bayramlarında, müslimânların câhilleri ve hele kadınlar, kâfirlerin yap-dıklarını yapıyor ve bu günleri, müslimân bayramı zan ediyor ve kâfirler gibi, birbirlerine hediyye gönderiyorlar. Eşyalarını, sofralarını kâfirlerin yapdığı gibi, süsüyorlar. O geceleri, başka gecelerden ayırd ediyorlar. Bunlar hep şirkdir, kâfır-likdir. Allahü teâlâ, sûre-i Yûsüfde, buyuruyor ki, (Biz, Allahü teâlânın varlığına, birliğine, herşeyi yaratan O olduğuna inandık, müslimân olduk diyenlerin çoğu, başkalarına ibâdet ve ilâ’at ederek ve dahâ birçok hareketleri ve sözleri ile, müşrik oluyorlar.) [Üçüncü kı.smda, 60. cı maddenin baş tarafına bakınız!

Şeyhler için, türbeler için kurban adıyorlar. Götürüp mezâr başmda kesiyorlar. Fıkh kitâbları, bunu da şirk saymakdadır. Ba’zı kimseler, dahâ ileri giderek, böyle kurbanları, cin kurbanı oluyor diyorlar. Dînimiz bunu red ediyor ve şirk sayıyor. Adak yapmak, çok şeklde olur. Hayvân kesmeği adamağa ve bunu kesip cin kurbanlarından oldu demeğe ve cinlere tapanlara benzemeğe ne lüzum var? [Birinci kısmda seksenikinci maddeye ve (Hayât-ül-hayvân) kitâbına bakınız!




replika samsung, replika s4, iphone replika, samsung replika s4, hp replika, note 3 replika, replika s5,

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder