Sayfalar

gizli kamera

replika telefon

maca bitksi

Replika ve islam bilgisi

 replika

Replika ve islam bilgisi islam dinimizde bir cok tartıslamalar oluyor bu konulara acıklık getiren replika her defasında bize destek vermeye devam ediyor replika her konuda oldugu giibi elektronik ürünlerde oldugu gibi islam bilgilerindede bizlere yardım etmeye devam ediyor replika şöyle devam ediyor erkekle dişinin sevgisine ne dersin?
Kadınla erkek arasındaki vazgeçilmez sevdaya bir sözün var mı Hayran? Onların arasında bulunan hiç çözülmeyen, daimî ve fıtrî sevgi bağlarına ne dersin? Kadınla erkek arasında cereyan eden ve insanları büyüleyen bu sihirli sevgi acaba bir tesadüf eseri midir?Evet! Bu sevgi, mikdar ve ölçüsü meçhul, sırları çözülmeyen, teline vurulmadan sevgi nağmeleri çıkaran, alev alev yanan kadınla erkek arasındaki bu sevgi ancak bir gaye içindir. însanoğlunda fıtrî olarak yaratılan, Kur’anın o güzel fesahat ve belagatiyle dile getirdiği, en güzel ve isabetli hükümler, en mucez ifadeler, en doğru, en üstün ve en derin muhteva şöyle izah edilmiştir:
İçinizden, kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda muhabbet ve rahmet varet-ıne.si O’nun varlığının belgelerindendir, Bunlarda, düşünen milet için dersler vardır. Gökleri ve yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin değişik olması, O nun varlığının belgelerindendir. Doğrusu bunlar da bilenler için dersler vardır.İlâhî lütfün bahşettiği bu meyil ve ülfetten doğan sevgiyle bütün kalbler dolar. her ne kadar hayâl mahsulu ise de, bazı gerçeklerin açıklığa kavuşmasında büyük rol oynar. Ben bu metoda inanıyorum. Çok güzel bir öğretim yoludur bu. Hayran!Bir şiir perisi şöyle dedi: Nağme aşiretine mensup bir ecinniye siz nerede oturursunuz? diye sordum.
Bizler rüzgârların üzerinde, yerle gök arasında dans ederek uçar, gezeriz. Şayet istirahat edip dinlenmek istersek, hemen insanoğlunun kulağına ineriz. İnsanoğlu bazan bizi sevinçle karşılar. Ba-zan da kederlenir, gözlerinden yaşlar akar...
İnip dinlendiğiniz insanoğlunun kulağını bana anlatır mısınız?
Bunu vasfetmeğe gücüm yetmez. Fakat bina ve yapısını, büyük okyanusların diplerindeki mağara ve deliklere, kanal ve sokaklara benzeterek, de niz diplerinde yaşayan cinailerin evlerinden birini tarif etmem mümkündür... Tabiî bu, kulakla işitilen, gözle görülen bir vakıa gibi değildir.Orayı bizzat görmek için sizi evinizde ziyaret edebilir miyim?Hay hay! Buyunm! Ancak kulağın sahibi olan insanoğlunun uyuduğu zaman gece yarısından sonra gelirseniz daha iyi edersiniz.
İşte bu sevgidir ki, küçüklerin yuvası onun iplikleriyle dokunur, örülür. Hiç şüphe yok ki bu, Al-lahüteâlânm yeryüzünde ve bütün kâinatta, en mukaddes, ve en güzel şekilde yarattığı İlâhi bir lütuf-tur. İnsanoğlu bu yuvaya, vahşi olarak girer. Kâmil bir insan olur. Kadın, bu yuvaya oyuncak gibi gelir, girer. Ayağının altında cennet olarak yükselir. Bu yuva ki ülfet, şefkat ve merhamet duygula-rıyle beslenir. Sevginin hakimiyet ve idaresinde, huzur ve saadet zevkini tadar. Rahmet gülleri orada açılır. Şefkat çiçekleri, her tarafını süsler. Orada Allah’a ibadet başlar ve yine orada meyvesini verir. Orada en içli en muhlis duâlar, niyazlar ve müna-câtlar İlâhi rahmetin inmesine sebep olur. Kalble-re verilen ve sırrı çözülmeyen bu sevgi bağlarıyle muhabbetin haşmeti başlar...
Cenabı Hak şöyle buyuruyor;Sizi bir nefisten yaratan ve göıılUııUn huzura kavuşacağı eşini de ondan vareden Allah’tır. Eşine yaklaşınca, eşi hatif bir yük yüklendi ve bu halde bir müddet taşıdı. İfaınileliği ağırlaşınca, karı-koca Rableri olan Allah’a: «Bize kusursuz bir çocuk verirsen and olsun ki, şükredenlerden oluruz.» diye yalvardılar.İşte bu İlâhî lütfün bahşettiği sevgiyle çocuklarımızı seviyoruz.Tam randevü vaktinde cinninin evini ziyarete geldim. İnsan kulağının önünde durdum. Bir de ne göreyim, büyük bir kapı... Giriş kısmının etrafını, büyük büyük kemerler, inişli çıkışlı yuvarlak kavisler çevirmiş... Öyle bir kapı ki, şimdiye kadar gördüklerimin hiç birisine benzemiyordu. Kendi kendime:Gerçekten tuhaf bir şey bu dedim. Sonra arkadaşım nağme cinnisini aramaya koyuldum. Etrafa bakınırken, gözüm biraz iç tarafa doğru kaydı. İşte o sırada arkadaşımı, o büyük kapının iç tarafına düşen daracık giriş koridorunda, küçücük İnlların j^amnda, tam ağız kısmında beni bekler gördüm. Hiç ses çıkarmamamı işaret etti. Kendisini takip etmemi belirttikten sonra önümden yürüdü. Biraz ilerledik. Bir kanala girmiştik. Dar bir tünele benzeyen kanalın girişi biraz yokuştu. Orta yeri inişli ve çok dardı, Döşemesi, sarı, yapışkan bir maddeyle örtülüydü. Bu kanalın sonunda küçük, ince, yarı şeffaf, i-çine dönük, az çukurca, davul derisine benzeyen bir zarla karşı karşıya geldik.Ona doğru biraz yaklaşmak isteyince arkadaşımın ihtarını işittim...Evet replika  telefon ile cekilen bu yazılar replika oldugu icin bize destek verdigi icin tesekkür ediyorum replika herzaman oldugu gibi bize yardım etmeye devam ediyor islam konularında her daim katkılarını sunmaya devam ediyor.

1 yorum: