Sayfalar

gizli kamera

replika telefon

maca bitksi

replika samsung,dan islam bilgisi7

 replika samsung


replika samsung,dan islam bilgisi7 bugün ben ve replika samsung sizler icin hazırladıgımız güzel yazılarımızı sizlere sunmaya calıstık replika samsung sizlere diyorki Âlimlere kötü isnâdlarda bulunup, aleyhlerine adî ithamlar uydurarak, müslimânların onlardan soğumalarını te'mîn etmek lâzımdır. Câsûslanmızın bir kısmını, onların kıyâfetine sokacağız. Sonra, bunlara kabîh, çirkin işler yapdıracağız. Böylece bunlar, âlimler ile karışmış olacak ve her âlimden şübhe edilecek. Bu câsûsları, El-Ezhere, İstanbula, Necef ve Kerbelâya sokmak zarû-rîdir. Müslimânları âlimlerden soğutmak için mektebler, kolejler açacağız. Bu mekteblerde, rûm ve ermeni çocuklarını, müslimânlara düşman olarak yetişdireceğiz. Müs-limân çocuklarına da kendi ecdadlarının câhil olduklarını aşılayacağız. Bu çocukları, Halîfe ve âlimler ve devlet adamlarından soğutmak için, onların hatâlarını, kendi zevkleri ile meşgûl olduklarını. Halîfenin câriyelerle vakt geçirip, halkın malını kötü yollarda kullandığını, hiçbir işte Peygambere uymadıklarını aşılayacağız.
İslâmın, kadına hakâret etdiğini yaymak için, (Erkekler kadınlar üzerinde hâkimdirler)i^l âyetini ve (Ka-dının temâmı şerdir) hadîsini söyleyeceğizf^l
Ödüne verirken, vakt ta’yîn edilmez. Edilirse, fâiz olur. Belli zemân sonra, aynı mikdâr ödemesi şart edilirse, hanefîde bu da fâiz olur. Fazlasını ödemesi sözleşilirse de, fâiz olur. Bu fâizde, bir dirhem bile fazla ödemeği şart etmek büyük günâhdır. Veresiye satışda ise, ödeme vaktinin bildirilmesi lâzımdır. Ödeme vakti gelince, ödeyemediği için, ödenecek mikdâr ve ödeme zemânı artdırılırsa, buna (Mııdâ’af fâiz) denir. Yukarıdaki âyel-i kerîme, ticâretdeki bu mudâ’af fâizi bildirmekdedir.Nisa sûresi, âyet  Hadîs i şerîfde. (Şerrate uyan kadın. Cennet ni'metlerindendir. Hislerine uyan, şenaate uymayan kadın şerdir) buyuruldu. Kız olsun, dul olsun, evli olmıyan fakır kadına babası bakmağa mecbûrdur. Bakmazsa habs olunur. Babası yoksa veyâ fakîrse, zengin mahrem ak-rabâsı bakacakdır. Bunlar da yoksa, hükümet ma aş bağlıyacakdır. Müslimân kadının, çalışıp kazanmağa hiç ihtiyâcı yokdur. Islâm dîni, kadının bütün ihtiyâçlarını erkeğin sırtına yiiklemişdir. Erkeğin bu ağır yüküne karşılık, mîrâsın hepsinin yalnız erkeğe verilmesi lâzım iken. Allahü teâlâ, kadınlara burada da ihsanda bulunarak, erkek .........
Pislik, susuzluğun netîcesidir. Suyun artdırılması-na mâni’ olmağa çalışmalıyız.
Müslimânların kuvvetli noktalarını tahrîb etmek için de, şu tavsiyelerde bulunuyor:Müslimânların arasında, ırkçılık, milliyyetçilik taassubunu körükliyecek ve onların dikkatlerini, İslâmiy-yetden evvelki kahramanlıklarına çekeceksiniz. Mısrda Firavunluğu, îrânda Mecûsîliği, Irâkda Bâbilliliği, Os-mânlılarda Attilâ ve Cengiz zemânmı [vahşetini] ihyâ edeceksiniz [Kitâbda bu husûsda uzun bir cedvel vardı]. Zevç, zevcesini, evin içinde veyâ dışında çalışmağa zorlayamaz. Kadın arzû ederse ve zevci izn verirse, erkek bulunmıyan yerlerde, mestûre olarak çalışması câiz ise de, kazandığı kendi mülkü olur. Hiç kimse, bunları ve mîrâsdan eline geçeni ve mehrini kadından zorla alamaz. Kendisinin ve çocukların ve evin herhangi bir ihtiyâcına sarf etmesi için zorlanamaz. Bunların hepsini zevcin alıp getirmesi farzdır. Komünist memleketlerde, kadın da, erkeklerle birlikde, buğaz tokluğuna, hayvanlar gibi, en ağır işlerde zorla çalışdırılıyor. Hür dünyâ dedikleri hıristiyan memleketlerde ve İslâm ülkeleri denilen ba’zı arab memleketlerinde, (Hayât müşterekdir) denilerek, kadınlar da, fabrikalarda, tarlalarda, ticâretde, erkekler gibi çalışıyorlar. Çoğunun, evlendiklerine pişmân oldukları, mahkemelerin boşanma da’vâları ile dolu olduğu, günlük gazetelerde sık sık görülmekdedir. Resûlullahm “sallallahü aleyhi ve sellem” mübârek ağzından çıkan sözler üç kısmdır: Birincisi, kelimeler de, ma’nâları da, Allahü teâlâdan gelmişdir. Bu sözlere (âyet-i kerîme), hepsine (Kur’ân-ı kerîm) denir. (Size gelen her iyi, fâideli şeyi, Allahü teâlâ dileyip göndermekdedir. Her fenâ, zararlı şeyi, nefsiniz dilemekdedir. Hepsini, Allahü teâlâ yaratıp göndermekdedir) sözü, (Nisâ) sûresinin 78. ci âyetidir. İkincisi, kelimeleri Peygamberimizden, ma’nâları Allahü teâlâdan olan sözleridir. Bu sözlerine (Hadîs-i kud-sî) denir. (Nefsinizi düşman biliniz! Çünki o, bana düşmandır) sözü hadîs-i kudsîdir. Bu düşmanlık, nefsin emrlerine uymamakdır. Üçün-cüsü ise. kelimeleri de, ma’nâları da, Peygamberimizdendii. Bunlara (Hadîs-i şerîf) denir. (SerPate uyan kadın. Cennet nPnıetlerindendir. Nefsine uyan kadın, şerdir) sözü hadîs-i şerîfdir. Muhyiddîn-i Arabî hazretleri, (,\1üsâmcrât) kitâbının birinci cildinde, bu hadîs-i şerîfi îzâh etmekdedir. İngiliz câsûsu, hadîsin baş tarafını saklayıp, yalnız sonunu bildiriyor. Bütün dünyâ kadınları, İslâm dîninin kendilerine verdiği kıymeti, rahatı, huzûru. hürriyyeii ve boşanma hakkına mâlik olduklarını bilmiş olsalar, hemen müslimân olurlar ve islâmiyyetin her memlekete yayılması için çalışırlar. Fekat. nc yazık ki. bu hâkîkatle-ri anlıyamıyorlar. Allahü teâlâ. bütün insanlara. İslâm dîninin ışıklı yolunu, doğru olarak öğrenmek nasıb eylesin!
 Peygamber ve Halîfeleri onları yıkmadığını, bil’aks onlara hürmet gos-lerdiğini ve Kur’ânda, (Allah insanların bir rivleLr etmeseydi [savmasaydı], manastırlar, kiliseler, havralar ve iyinde Allahın adı cok zikr edilen camı 1er yıkılıp giderdi)|5' denildiğini, İslâmın ibâdethanelere hur-metklr olduğunu, onları yıkmadığını, yıkanlara manı ol-(iuğunu çokça söyleyeceksiniz.Yehûdîîeri ,\rab yarımadasından çıkarınız) ve (Ara yarımadasında iki din olmaz) hadîsleri hakkında mushman-Lı sübheye düşürecek ve (Bu iki hadis doğru o'^ayd'.  İslâm emleketlennm geri kaldığını, sarsıntılara mâruz kaldı-böylece onların İslâma olan bağlılıklarını za ınetmış olacaksınız. [Hâlbuki mUslimânlar^dün-yamn en büyük, medenî devletlerini kurdular. Dîne bağ lan gevşedikçe, küçüldüler.
Va z, ehl-i sünnet i’tikâdında olan bir müslimânın, ehl-i sünnet âlimlerinden birinin, bir kitâbına bakarak okudu-ğu veyâ ezberden söylediği bir sözünü açıklaması Mezhebsizlerin, İngiliz câsûslarının ve misyonerlerin konuşmalarına va’z denmez, nutuk ve konferans vermek denir. Câmi lerde nutuk ve konferans vermek ve bunları dinlemek câiz değildir. Ehl-i sünnet âlimlerinin her sözü, Kur’ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîflerin tefsirleri, îzâhlarıdır.j
Cihâdın muvakkat bir farz olduğunu, vaktinin son bulduğunu telkîn edeceksiniz.
Sf’flerin kalblerinden, kâfirlerin necs olduğu fikrini çıkaracaksınız. Kur’ânda, (Kendilerine kitâb verilenlerin yiyeceği sizin için halâl olduğu gibi, sizin yiyeceğiniz de onlar için halâldir)I‘l denildiğini. Peygamberin Safıyye isminde yehûdî ve Mâriye isminde hıristiyan bir hanımı olduğunu. Peygamberin hanımının necs olamaya-cağını..
Müslimânlara, Peygamberin, İslâmdan kasdının mutlak dm olduğunu ve bu dînin yehûdîlik ve hıristi-yanlık da olabileceğini, sâdece İslâm dîninin olmadığı inancını aşılıyacaksınız. Bunun delîli de şudur diyeceksiniz: Kur’ân, her dînin mensûblarına müslimân diyor.
Bunun için, insanlar Peygamberin zevcelerini görüyorlardı ve kadın bütün işlere katılıyordu diyeceksiniz. Kadını açdıkdan sonra, gençleri ona karşı tahrîk edip, her ikisinin arasında fesâd hâsıl olması için çalışacaksınız! Müslimânlığı yok etmek için, bu iş, çok te’sîrlidir. Evvelâ bu işi gayr-ı müslim kadınlara yapdıracaksınız. sûlullah birinin evine gitse, kadınlar da gelir, osurur, d nler, ısiıia^ eSerdi (Beydâvî)de ve (Buhârî)nin tefsîr babında^ldırildığı gibi, hicrelden üç sLe sonra, (Ahzâb) ve beş sene sonra (Nur) surelerindeki hicâb âyetleri gelip, kadınların yabancı erkekler yanında, o ur-malan bunlLla konuşmaları yasak edildi. Bundan sonra, Resulullah, kadınların bilmediklerini, mübârek zevcelerinden sormalarını emr eyledi. Kâfirler, hicâb âyetinin sonra geldiğini, kadınların sonra örtündüklerini söylemiyerek, müslimânları aldatıyorlar. (O a’mâ değil midir? Bizi görmez) dedim. (Sız de mSsünüz? Onu görmez misiniz?) buyurdu. Ya’nî, o kor ise de, sız kör de&ilsiniz va, buyurdu. Bu hadîs-i şerîfi, imâm-ı Ahmed ve lırmu-zîve Ebû Dâvüd “ra'hime-hümullahü teâlâ” bildirdiler. Bu rîfe göre erkeğin yabancı kadına bakması harâm olduğu gibi, ka nın da yabancı erkeğe bakması câiz değildir. Mezheb hime-hümullahü teâlâ", bu husûsdaki diğer hadıs-ı şerifleri dt bildi rerek kadının yabancı erkeklerin avret yerlerine bakmaları haramdır dediler Bunu yapmak kolaydır.
Kadının, erkeklerin başlarına, saçlarına bakması mekrûhdur. Bundan sakınmak güçdür. Güç olan şeyleri yaP^‘‘^ TA^Îmet) olur. Erkeğin kadın için avret yeri, diz ile göbek arasıdır dediler. Görülüyor ki, ezvâc-ı tâhirat “radıyallahu hâb-ı kirâm “radıyallahü anhüm” azimet ile amel dan da sakınırlard). İslâmiyyeti içerden yıkmak ‘^tıyen câb âyetleri gelmeden önce, kadınların örtünmediklerini ilen sürerek (Peygamber zemânında kadınlar örtünmezlerdi Sorduğ"^^^^^^^
Peygamberin âlinden Kâzım ve Cevâdın kabrleri değildir. Tusdaki ise, Ehl-i beytden Rızânın değil, Hârunun kabridir. Samarrâdaki Abbâsîlerin mezâr-lar’ıdır. Ehl-i beytden Hâdî, Askerî ve Mehdînin kabri değildir. Müslimân memleketlerde bulunan bütün türbe ve kubbelerin yıkılmasının farz olduğu gibi, (Bakî) me-zârlığını da, yerle bir etmek lâzımdır) diyeceksiniz!
Seyyidlerin, Peygamberlerin soyundan geldikleri husûsunda insanlar tereddüde düşürülecek. Seyyid olmayanlara siyâh ve yeşil sarık giydirilerek, seyyidlerin diğer insanlarla karışmaları te’mîn edilecek. Böylece, insanlar bu husûsda şaşırıp, Seyyidler hakkında sû-i zan-da bulunacaklar. Din adamlarının ve Seyyidlerin sarıklarını çıkaracaksınız ki, Seyyidlerin soyu gayb olsun ve din adamları insanlardan hürmet görmesin.replika samsung sizin icin sundu.



replika samsung,

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder