Sayfalar
- Ana Sayfa
- Sıkca Sorulan Sorular
- İletisim
- kore malı telefonlar
- Replika telefonlar
- Tablet Ekran Tamiri
- reklam panosu fiyatlari
- Cep Telefonu Fiyatlari
- cep telefonu
- Seo Fiyatlari
- Seo calismasi
- Spot İphone
- Spot Samsung
- Spot Telefon
- Replika samsung note 3
- Replika samsung note 4
- Replika samsung note 5
- Replika samsung s6
- Replika samsung s5
- birebir ürünler
- sahibinden
- replika telefon
- replika telefon google link
- ikinci el satilik cep telefonlari
- replika saat
- Replika LG G4
- Replika Samsung s4
- Replika İphone 6s Plus
- Replika İphone 6s
- Replika Sony xperia z4
- Replika Çanta
- Dokunmatik ekran tamiri degisimi ucuz fiyatlari
- cep telefonu samsun iphone modelleri ucuz fiyatlar...
- İkinci El Cep Telefonu > Samsung, İphone, Htc, Ucu...
- Uzerlik tohumu yagi
- Lcd Ekran Tamiri
- İpad Ekran Tamiri
- Basaksehir Vize > Basvurusu İsin Gerekli Evraklar
- Toptan Kuru Fasulye Fiyatlari > Kuru Bakliyat Piya...
- Toptan Bebek Bezi Fiyatlari > En İyi, En Ucuz Cocu...
- Replika İphone 8 > Cep Telefonu, Fiyatlari
- Replika İphone 8 Plus > Cep Telefonu, Fiyatlari
- Replika Samsung S8 Edge Cep Telefonu Fiyatlari
- Replika Samsung S8 Cep Telefonu Fiyatlari
- Replika Telefon > Cep Telefonu, Modelleri, Faceboo...
- Muadil Toner > Brother, Canon, Epson, Hp, Toner fi...
- Replika Kopya Cep Telefonu
- Toptan Giyim Ucuz Fiyatlari İhracat Fazlasi Toptan Giyim
- Replika Kopya Cep Telefonlari
- Kusadasi Satilik Kiralik Daireler
- Replika cep telefonlari
- Sahibinden catalca satilik arsa tarla
- Replika cep telefonu modelleri
- Hemoroid Kremi > Fiyatlari, Basur Kremi, Tedavisi
- Catch > Pantolon, Gomlek, T shirt Fiyatlari
- Gizli Kamera > Kalem, Kol Saati, Anahtarlik Casus ...
- Replika Telefon Video Serisi
- Replika telefon modelleri fiyatlari
- Satilik Keci Fiyatlari, Honamli Kecisi, gğlak Fiya...
- Replika İphone x Kopya Cep Telefonu
- Replika Samsung Note 8 Kopya Cep Telefonu
spot telefonlar,dan islam bilgileri6
spot telefonlar,dan islam bilgileri6 bugün spot telefonlar dan sizler icin güzel islam bilgileri
spot telefonlar elinden gelen gayreti sizlere gösteriyor ve sizin icin spot telefonlar diyorki Bu, benim babamın şiirlerinden birisidir, baban onu çalm'Ş» dediğini rivâyet ederlerken işittim. İhtimal ki bu, yalandır. Çünkü İmrülkays Milâdın 540 senesinde öldü. Halbuki Muhammed (S.A.V.) Fil senesi denilen 570 tarihine kadar henüz doğmamıştı diyor. Bundan sonra 48'inçi sa-hifeye on bir beyitten ibaret bir şiir dercediyor ve bunda birkaç cümlenin üzerlerine birer çizgi çizerek, bunların Kur'anın muhtelif sûrelerinde münderiç olduğunu gösteriyor. Bu beyitleri « M u a 11 e k a 11 S e b ’ a » nın Acemis-tan’da eline geçen bir nüshasının nihayetinde gördüğünü, lâkin bu şiirlerde bazı hatalar olduğundan ve bunlar başka nüshalarda mevcut olmadığından bu beyitleri İmrülkays'-ın yazmış olması şüphelidir. Bu işaretli ibareler, Cahiliye şairlerinden alınıp, Kur’ana dercedilecek yerde Kur’andan alınıp bu şiire dercedilmiş olabilir. surenin 19'uncu âyetinde zikrolunan, Suhufu İbrahim’i mu-kaddes saydıkları ve mezkûr kıssaların bu meşkûk kitaplarda bulunabileceği fikrinde olduğunu beyan ediyor birtakım tarihî vak’alardır. Ad. azreti Nuh un oğlu Şam’ın torunlarındandır. Kavmi Yemen İle Umman arasında Ahkaf ve Hadramut taraflarında yerleşmişler ve oldukça medenîleşmişlerdi; aya taparlardı eygamberlerı olan Hud Aleyhisselâma pek çok.Semüd kavmi de Sam torünlarındandır. Yemen’in Şark cihetinde otururlarken, yaptıkları zarar ve fesatlardan dolayı. Yemen hükümdarı tarafından. Milâttan yirmi dört asır evvel, oradan çıkarıldıklarından. Hicazla Şam arasında yerleşmişlerdi. Bunlar da oldukça medenîleşmişler-dı. Taştan yapılmış buyuk binaları, kayaların içerilerinde oyulmuş mağaraları vardır.Salih Aleyhısselama itaat etmedikten başka, onun mûci-zesı olan deveyi öldürdüklerinden gökten gelen, sâika gibi müthiş bir şada ile, helâk edildiler. Fahr-i Kâinat Efendimiz, bunların memleketinden geçerken, ashabını bu mem-
diğer cihetten binnisbe yeni bir zamanda bile Kur’andan âyetler alıp, bunları dım vey felsefî mahiyette olan kitaplara der<=etmek pek ziyade ta-ammüm etmiş bir âdettir. Muhammed (S.A.V.), her ne ka dar pek meşhur olmıyan membalardan intihalde bulu -muşsa da onun Imrülkays gibi meşhur bir şairden ıntma ettiğini farzetmek güçtür. Her halde ihtima mizam, Mu-hammed'in (S.A.V.) intihal cur’etıle *“'1“ zetmek cihetine meyyaldir» diyor ve şiirleri hususunda rey vermeğe kendisinden baha sa yetli bir adam bulmak güç olan Lyull’un de fikri b“ Imrülkays’a atfedilen mezkûr satırların üslup, ifade ve vezne dayanan sebepler dolayısile Imrülkays m olmadığına kanaat hâsıl ettiğini kendisine bildirdiğim beyan.cevap. - Imrülkays Divânının kütüphanemde mevcut olan birkaç nüshasını okudum. Bunlarda bu on bir beytin hirbir ni bulmadım. Bu nüshaların biri Cezvitler tarafından Hıris iyan Şairler adiyle Beyrutta basılmış doX Eğer beyitleri yazan hakikaten Imrülkays o'soydı. pa-paL'rın Kufanm bazı cümleleri bunlardan alındığım ispat için onları bu mecmuaya dercetmelerı ve müellifin de, Kur’al mehazlerinden olmak üzere, kabul etmesi tabu idi Su halde bu bapta en salâhiyetlı bir kimse sayılan Lyull’un reyine göre bu beyitlerin, ™slümanları şüpheye düşürmek gibi mel’uncasına bir maksatla, bazı zındıklar tarafından tasni edildiğinde şüphe yoktur.farzedilse bile Kur’andaki böyle birkaç tâbirin bir şair tarafından da evvelce kullanılmış olması, Arap fasih ve beliğlerini kısa bir sûresinin tanzirinden bile âciz bırakmış ve bunlardan bazısına: «Bu. insan sözü değildir!» dedirtmiş, ve bazısına fesahat ve belâgatine secde ettirmiş ve İm-rülkays’ın kasidesi başta olduğu halde, Kâbenin duvarında asılı olan yedi kasideyi, artık lüzumsuz addettirerek, indirtmiş olan Kur'anı Azîmin mûcize olduğunda şüphe hâsıl edebilecek bir ehemmiyeti haiz olmadığı bedihîdir.
Kur'anın âyetlerine böyle mehaz bulmağa çalışanları ilzam ve iskât için, onda münderiç olan bazı gaybe dair haberlerin ve hiç bir âlim ve filosofun hakkiyle keşfine muktedir olamadığı, birtakım yüksek hakikatlerin nereden alındığını sormak kâfidir. Bunlara İlâhî vahyden başka mehaz ve menşe tâyini mümkün değildir. Asıl ehemmiyetli olan şey, lâfzlar ve tâbirlerle değil, bunların ifade ettiği yüksek hakikatlerde ashabı kiram içinde İmrülkays'ın, Ümeyye ibni Ebi Sait'in vesair şairlerin şiirlerini bilenler çoktu. Bunlar, böyle bazı kelime ve tâbir benzeyişinden dolayı hiç bir şüpheye düşmediler. Çünkü Kur’anın havi olduğu yüksek hikmetler ve hükümler ile bu şiirlerin muhteviyatı olan âdi ve hasis şeyler ve işler arasında hiç bir münasebet görmediler. Bu intihal keyfiyeti aşağıda başkaca münakaşa edilecektir.Müvellidin, İslâmın ilk asrında gelen şairlerden sonraki şairlerdir. İktibas, Kur’andan veya hâdislerden veyahut büyük adamların sözlerinden bazı şeyler alıp söz arasında söylemek veya yazmaktır.Hazreti Muhammed, (S.A.V.) Peygamber sıfatile zuhur ettiği vakit, Arapların her ne kadar dinî fikirleri var idiyse de onları atalarının saf dinine döndürecek vahye müstenid bir kitapları yokmuş. Bununla beraber, bazı cemaatların mülhem (ilham olunmuş) göziyle baktıkları kitapları varmış. Bu cemaatler de yahudiler, hıristiyanlar, mecûsîler yahut zerdüştiler ve sobiîler imiş, Lâkin sabiî-lerin İslâm’a tesiri ziyade olmuş. Bunlar, beş yıldız şeref menzillerine geldikleri vakit bayTam yaparlar, Kâbeye tâ-zim ederler, yedi vakit namaz kılarlar ve otuz gün oruç tutarlarmış. Namaz, oruç ve fıtır bayramı bunlardan ve orucun başlanılacağı ve bozulacağı vakitler yahudilerden alınmış. Müslümanlar’ın namazları beş vakit ise de iki rekât nafile namazları da varmış. Beni Hüzeyme kabîlesinin İslâmî kabul ettiklerini Hclit bin Velid’e bildirdikleri vakit namaz nasıl kılınıyordu, bunda rükû ve sücut var mıydı? Kitaplarda buna dair malûmata tesadüf edemedik. Hele abdestten hiç bahsedilmemiştir. Oruca gecenin üçüncü sülüsünden {dörtte üçünden) başlayıp yıldızlar doğuncaya kadar devam ederlerdi. Köbeye tazim de ederlerdi. Lâkin hac için Harran beldesinde bir mevkie giderlerdi. İşte bunların hepsi İslâm Dini’nde bugün dostun da, düşmanın da takdir ve tahsinini celbetmekte olan şekil ve sûrete konuldu. Bunlar insaflıca tedkik ve teemmül edilirse bu dinin ancak ilâhı teyide mazhar şanlı bir Peygamberin vücûde getirebileceği bir iş olduğunu tasdikte aklı selim sahibi olan bir kimse aslâ tereddüt edemez.
Müellifin yahudilere müteallik olan sözlerine gelince: Bunlar, Resûli Ekremin kendilerini hidayet yoluna sevket-mek için ne kadar hayırhahça ve itilâfçı bir zihniyetle hareket ve muamelede bulunduğunu ve onların buna karşı ataları Hazreti İbrahim’in dininin bâtıl akidelerden temizlenmiş ve zamanın icabına uydurulmuş bir şeklinden başka bir şey olmıyan İslâm Dini’nin kabulü hususunda ne kadar taannüt ve husûmette bulunduğunu isbattan başka bir şeye yaramaz.KUR'AN-1 KERİME MUKADDES KİTAPTAN KISSALAR ALINMIŞ MIDIR?
Müellifin beyanına göre, cak isimleri tasrih edilmiyen lerin Pirgey Rabbî Eli’ Ezer mış. Fark, yalnız bu kitapta ğini Acem’e öğrettiği halde meşinden ibaret imiş. Kıssa tercüme olunmayıp, Hazreti Kur’anda münderiç olup an-Kabil ve Hcbll kıssası yahudi-kitabının 21’inci bâbında var-karga nâşın nasıl gömülece-Kur’anda bunu Kabil'e öğret-yahudi kitaplarından harfiyen.Ve bu Kur'anın Habil’in cesedinin gömülmesini Âdem’e atfedeceği yerde Kabil’e atfetmesindeki hatanın sebebini izah edermiş. Yahudi kitaplarından seçilen parçalarda ayni hâdise görülürmüş. Bundaki cüz'î farkı Hazreti Peygamberin kasden yapmış olması muhtemel değilmiş. Kıssaları hikâye eden yahudilerin kendileri de bunları ağızdan öğrenmişler. Hatalar Arap peygamberinde değil, onlarda imiş.
Maide sûresinin 35’inci âyetile bundan evvelki âyetleri arasında bir rabıta görülmüyormuş. Lâkin «Meshnâh Sanhendrîm» kitabının 4’üncü bâbınm 5’inci fıkrasına müracaat edildiği vakit bu âyetle Habil’in katli arasındaki münâsebet meydana çıkarmış. Çünkü Tevrat’ın Tekvin kitabının 4’üncü bâbınm 10’uncu fıkrasında Allah’ın Kabil’e hitaben:Sen ne yaptın? Kardeşinin kanının sesi yerden bana bağırıyor» ibâresindeki «kan» kelimesi cebren dökülen kona delâlet ettiğinden söylediği İbranîce nüshada cemi sigasile «kanlar» diye yazılı imiş. Yahudi mü-fessiri bunu kendi kaniyle torunlarının kanları diye tefsir ederek: «Ben-i İsrailden bir canı mahveden her kimseye Mukaddes Kitap bunu bütün insanları mahvetmeğe ve bir canı muhafaza edene bunu bütün insanları muhafaza etmeğe muâdil addettiğini sana öğretmek için Âdem yalnız yaratıldı» demiş. Maide sûresinin 35’inci âyeti bu fıkranın harfiyen tercümesi imiş. Yalnız «Midraş» daki fıkranın ilk kısmı Kur’anda hazfedilmiş. Bu, ihtimal ki Hazreti Peygamberin yahut kendisine malûmat veren adam'ın tamamile anlamamış olmalarından neşet etmiş. Lâkin o da ikmal edildiği vakit 35’inci âyetle ondan evvelki âyetler arasındaki münasebet tavazzuh edermiş.bu sebepten dolayı kelimelerile merbuttur. Birisini öldüren yahut yer yüzünde fesat çıkaran bir kimsenin bütün '.n-sanları katletmiş gibi sayılmasının Beni İsrail üzerine yazılmasına bir kardeşin bir günahı olmıyan kardeşini öldürmesi sebebiyet vermiştir ve bu da akıl ve hikmete tamamiie muvafıktır. Çünkü vaktiyle yahudilerin ödet edindikleri inat ve fesada inhimaklerini bir dereceye kadar menetmek ancak kendilerini böyle ağır bir mes’uliyet altında bulundurmakla mümkün olabilirdi. Bu hükmün Tev-ratta münderiç olmayıp onun tefsirinde görünmesi Kur’anc oradan alınıp da dercedildiğine delâlet etmez. Eğer bu hüküm Hazreti Musa’nın şeriatinde zaten mevcut olmasaydı onun öyle bir müfessirin Tevrattaki «kan» kelimesini cemi sigasile varit olmasından dolayı bütün insanların kanı yolunda tefsir etmesile şer î hükümlere dahil olması şöyle dursun, bu müfessirin Cenabı Allah'a iftira töhmetile ithamını mûcip olurdu.Müellifin, Hazreti İbrahim’in ateşten kurtulması hak-kındaki beyanatının hulâsası şudur: Bu kıssa, Kur anın hiç bir sûresinde mufassal olarak münderiç olmayıp, parça pıarça hikâye edilmiştir. Bazı müslüman müellifleri tarafından bunlar toplanarak ve birbirlerlle birer sûretle raptedilerek bir hey’eti mecmua şekline konulmuş ve «Arâis -ül-mecalis» ve «Kısası Enbiya» gibi bazı kitaplara geçirilmiştir. Bunu yahudilerin, «Midrash Rabbî» kitabiyle mukayese ettiğimiz vakit, kıssanın membaı bu kitap olduğu meydana çıkar. Arâis-ül-mecâlis’te Hazreti İbrahim’in kav-minin her sene büyük bir bayram yaptıklarına ve bu esnada herkesin bir müddet şehrin dışarısına çıktığına dair olan fıkra, yahudilerin Tabernacle yani iğreti ahşap bir kulübeden ibaret olan «Tabut-us-sekine» bayramına karışık. Çünkü Kur’anın başlıca sıfatı böyle tarih hatalarıdır ve müslünrıanların peygamberlere müteallik olan hikâyeleri umûmiyet üzere bu sıfatla temeyyüz eder.
Muhammed, (S.A.V.) bu hikâyeyi okumayıp. ancak bazı yahudilerden işitmiştir. Bunu (Midraş Rabbidekı rivayeti) nakletmekten maksadımız. O'nun bu kıssayı mezkûr kitaptan aldığını ispat etmek olmayıp, kıssanın evvelden-beri yahudiler arasında hikâye edilmekte olduğunu ve Arapların bu masal hakkındaki malûmatı zikrolunan kitapta yazılı olan veyahut buna benziyen şekillerden aldıklarını göstermektedir.Kur’anda Hazreti İbrahim'in babasının adı Terah olmayıp. Azer'dir. Lâkin Şark yahudileri ona bazı kere Zarah adını verirler. Arabî isim bunun bozulmuş bir şekli olabilir. Muhammed'in (S.A.V.) bu adı Suriye'de öğrenmiş olması da muhtemeldir. Belki Eusebisus kullandığı Agâr şeklini bundan almıştır.Müslümanlar, Hazreti İbrahim'in torunları olan yahudilerin bu rivâyetleri kendi an'anelerine dayanarak kabul etmiş olmaları, Kur’anın bu husustaki talimine kuvvetli bir delil olduğunu iddia ederler. Buna cevaben böyle masallara şim.di yalnız cahil yahudiler itimat ederler. Çünkü bunlar an'ane denilmeğe lâyık hiç bir mesnede müstenit değildir demek kâfidir. Yahudilerin, İbrahim zamanına ait olarak, itimada şayan biricik an'aneleri Esfar-ı Hamsede (Tevratın beş sifrini havi kitapta) bulunur. Bu çocukça masalın onda mevcut olmadığını söylemeğe lüzum bile yoktur. Bilâkis Tekvin sifrinden (kitabından) anlaşıldığına göre, Nem-rud'un. İbrahim'in zamanından birçok asırlar evvel yaşadığı bedihîdir. Vâkıa Kur'anda Nemrut adı zikredilmemiştir. Lâkin bu ad (Midraşa Rabbi) kitabındaki yahudi hikâyesinde olduğu gibi hem müslümanların an'anesinde, hem de Kur'anın tefsirlerinde İbrahim'in ateşe atıldığına dair.Lâkin, milyonlarca insanı hidâyet yoluna şevketmiş ve hiç bir kavimde emsaM görülmiyen birtakım büyük adamlar yetiştirmıiş olan İslâm Dini'ne karşı taarruza cür’et ettiklerini gördüğümüz halde, bizim de onlara karşı mukabelede bulunmaklığımız tabiîdir. Lâkin, bizim bu mukabelemizde kullanacağımız silâh, öyle garezkârca ve istihzalı sözler ve bühtanlar olmayıp, yalnız hak ve hakikattir.
Şimdi sorarız: Müellifin, Kur'anda adı hiç zikredilmemiş olan Nemrut'tan dolayı, Kur’an-ı Kerimi tarih hatasile itham etmeğe, Hazreti İbrahim'in ateşe atılması kıssası Tevrat’ta mevcut olmamasından dolayı, Muhammed (S.A.V.) bu esil ve esası olmıyan masalı Kur’ana ithal etti demeğe ve buna taaccüp etmeğe ne hakla cür’et etmiştir? Nemrut adının Arâis-ül-mecâlis ve Kısas-ı Enbiya gibi kitaplarda görülmesi bu ithama kâfi bir sebep midir? Arâis müellifinin rivayetine Kur’anda olmıyan birçok şeyleri ilâve ettiğini gördük. Bunları nereden aldığını bilemeyiz. Bunda da Hazreti İbrahim’in kavminin her sene bayram yaptıklarına dair olan fıkrayı müellifin, «bu da yahudilerin «Tabut-us-sekine» bayramına karışık bir îma ve işarettir» diyerek bir tarih hatası olarak göstermeğe ne salâhiyeti vardır? Hazreti İbrahim’e âidiyeti olmak üzere, Kur’anda münderiç olan ayetler vahye müstenit olduğu gibi Arâis ve Kısas-ı En-biya’da görülen fıkraların da yahudilerden alınmayıp Kâ-beyi tamir ve orada yapılması lâzım gelen ibâdet ve âyinleri tesis etmiş olan Hazreti İbrahim'den kalma ve onun nesli olan Araplar arasında bilinen ve riayet edilen birtakım an’aneler olması muhtemeldir. Çünkü Arapların, yahudilerin ne (Midraş) namındaki kitabını, ne de Cunatan'ın tefsirini okumaları şöyle dursun, bunların adlarını bile işitmemiş olduklarından eminiz.spot telefonlar sundu sizin icin yarın devam edecegiz.
spot telefon fiyatları, samsung spot telefon, spot telefonlar, spot cep telefonu, spot telefon nedir,
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder