Sayfalar
- Ana Sayfa
- Sıkca Sorulan Sorular
- İletisim
- kore malı telefonlar
- Replika telefonlar
- Tablet Ekran Tamiri
- reklam panosu fiyatlari
- Cep Telefonu Fiyatlari
- cep telefonu
- Seo Fiyatlari
- Seo calismasi
- Spot İphone
- Spot Samsung
- Spot Telefon
- Replika samsung note 3
- Replika samsung note 4
- Replika samsung note 5
- Replika samsung s6
- Replika samsung s5
- birebir ürünler
- sahibinden
- replika telefon
- replika telefon google link
- ikinci el satilik cep telefonlari
- replika saat
- Replika LG G4
- Replika Samsung s4
- Replika İphone 6s Plus
- Replika İphone 6s
- Replika Sony xperia z4
- Replika Çanta
- Dokunmatik ekran tamiri degisimi ucuz fiyatlari
- cep telefonu samsun iphone modelleri ucuz fiyatlar...
- İkinci El Cep Telefonu > Samsung, İphone, Htc, Ucu...
- Uzerlik tohumu yagi
- Lcd Ekran Tamiri
- İpad Ekran Tamiri
- Basaksehir Vize > Basvurusu İsin Gerekli Evraklar
- Toptan Kuru Fasulye Fiyatlari > Kuru Bakliyat Piya...
- Toptan Bebek Bezi Fiyatlari > En İyi, En Ucuz Cocu...
- Replika İphone 8 > Cep Telefonu, Fiyatlari
- Replika İphone 8 Plus > Cep Telefonu, Fiyatlari
- Replika Samsung S8 Edge Cep Telefonu Fiyatlari
- Replika Samsung S8 Cep Telefonu Fiyatlari
- Replika Telefon > Cep Telefonu, Modelleri, Faceboo...
- Muadil Toner > Brother, Canon, Epson, Hp, Toner fi...
- Replika Kopya Cep Telefonu
- Toptan Giyim Ucuz Fiyatlari İhracat Fazlasi Toptan Giyim
- Replika Kopya Cep Telefonlari
- Kusadasi Satilik Kiralik Daireler
- Replika cep telefonlari
- Sahibinden catalca satilik arsa tarla
- Replika cep telefonu modelleri
- Hemoroid Kremi > Fiyatlari, Basur Kremi, Tedavisi
- Catch > Pantolon, Gomlek, T shirt Fiyatlari
- Gizli Kamera > Kalem, Kol Saati, Anahtarlik Casus ...
- Replika Telefon Video Serisi
- Replika telefon modelleri fiyatlari
- Satilik Keci Fiyatlari, Honamli Kecisi, gğlak Fiya...
- Replika İphone x Kopya Cep Telefonu
- Replika Samsung Note 8 Kopya Cep Telefonu
replika telefonlar samsung vesilesi72
replika telefonlar samsung vesilesi72 evet arkadaslar bugünde sizlere allah hakkında islam hakkında bilgiler vermeye devam edecegiz.Fekat, aklı az ise, bir hatâ ile, başarıları, felâkete döner. Meselâ, Napolyonun zekâ saçan askerî plânlan, zaferleri ve aklsız hareketlerinin sonu olan felâketleri meydândadır. Üçüncü sultân Selîm hân zcmanında, Napolyonun Sûriyede, İslâm askerleri karşısında bozguna uğrayarak nasıl kaçdığı târîhlerde yazılıdır. Bir arslanın zekâsı, insan zekâsı kadar kuvvetli olsaydı, bu arslan öteki arslaıılardan, onbin kat dahâ çok korkunç olurdu. Aklsız, dinsiz kimse de, kuvvetinin ve zekâsının çokluğu kadar, cem’iyyetlere büyük tehlüke olur.
Bu yazılar dikkatle okunursa, her işde ve hele dinî işlerde akla güvenilemiyece-ği, bu işlerin akl ile ölçülemiyeeeği meydâna çıkar.
Din işleri, akl üzerine kurulamaz. Çünki, akl, bir kararda kalmaz. Herkesin aklı, birbirine uymadığı gibi, bir adamın, selîm olmıyan aklı da, ba’zan doğruyu bulur, ba’zan da yanılır ve yanılması dahâ çok olur. En akili denilen kimse, din işlerinde değil, mütehassıs olduğu dünyâ işlerinde bile, çok hatâ eder. Çok yanılan bir akla nasıl güvenilebilir? Devamlı, sonsuzdan âhıret işlerinde, nasıl olurda, akla uyulur?
İnsanların şekl ve ahlâkları başka başka olduğu gibi, akl, tabî’at ve ilmleri de, ayrı ayrıdır. Birinin aklına uygun gelen birşey, başkasının aklına hiç de uygun gel-miyebilir. Birinin tabî’atine uygun olan birşey, başkasının tabî’atıne uymaz. O hâlde, din işlerinde, akl, tâm bir ölçü, doğru bir sened olamaz. Ancak, akl ile şerî’at, birlikde, tâm ve doğru bir vesîka ve ölçü olur. Bunun içindir ki:
(Dînini ve îmânını, insan düşüncelerinin neticelerine bağlama ve akl ile inceleyerek varılan sonuçlara uydurma!) buyurmuşlardır.
Evet, akl lıuccetdir, doğru yolu gösterir. Fekat, selîm olan akl gösterir, her akl değil.
Demek oluyor ki, selîm olmıyan aklların, yanıldıkları için, bir lıakîkati kabul etmemeleri, uygun bulmamaları, bir kıymet bildirmez. Selîm olan akllar, ya’nî Peygamberlerin “aleyhimüsselâm” aklları, din hükmlerinin hepsinin pek yerinde ve doğru olduklarını açıkça görür. İslâmiyyetin her hükmü, bu akllar için, pek meydânda, âşikâr ve apaçıkdır. Senede, isbât etmeğe lüzum olmadığı gibi, tenbîh etmeğe, haber vermeğe de lüzum yokdur.
HALÂL VE HARÂM
Herşeyi, Allahii teâlâ yaratdı. Herşeyin sâhibi, mâliki O’dur. Kullanmamız için izn verdiği şeyler, halâl olur. İzn vermediği şeye de, harâm denir. Meselâ, bir erkeğe, iki kız kardeşden birini nikâhla almağı halâl eyledi. İkincisini de almağı harâm etdi. Harâm demek, sâhib ve halik olan Allahü teâlânın, bir şeyi kullanmağa izn vermemesi demekdir. Halâl ise, o yasak düğümünü çözmek demekdir.
Birşey, bir kimseye halâl, başka bir kimseye harâm olabilir.
Dünyâda harâm işliyen kimse, âhıretde ondan mahrûm kalır. Burada halâl şeyleri kullananlar, orada, o şeylerin hakîkatine kavuşur. Meselâ, bir erkek, dünyâda harâm olan ipeği giyerse, âhıretde ipek giymekden mahrûm edilir. İpek ise, Cennet elbisesidir. O hâlde, bu günâhdan temizlenmedikçe, Cennete giremez demekdir.
Mıislimânların yetmışuç ıiKrasmuau yeniliri İM IIIVIUOI uv;.vw yoldan ayrılmış, (Bid’ât sahihi) olmuşlardır. Bunlar sapık inançlarınır Cehenneme gireceklerdir. Fekat, müslimân oldukları için, Cehennem mıyacaklar, azâb gördükden sonra, çıkarılacaklardır. Böyle, inanılac; gilerdc ictihâd yaparken yanılmıyan, doğru îmânlı bir fırkaya (Ehl-i İcmâ’ ile ve zarûrî olarak bildirilmemiş olan işlerin halâl veya harâm lamakda ictihâd yaparken yanılmak suç olmaz. Sevâb olur. Ehl-i sın içinde bulunan, inanışları birbirlerine uygun, doğru dört mezhebin birbirlerinden ayrılmaları bu sûretle olmuşdur.
Bir hükm üzerinde, dört mezhebin ictihâdları arasında icmâ’ h icmâ’a inanmak da lâzım olduğu, inanmıyanın kâfir olacağı, (Mek cildinin otuzaltıncı mektûbunda yazılıdır.
Selef-i sâlihînin yolunda bulunan müslimânlara (Ehl-i sünnet) d< net olmayıp, Ehl-i sünnet âlimlerinin (Nass) larda açık bildirilmemiş < ki ictihadlarını beğenmeyen ve bu şübheli nassları yanlış tevil ederek Selef-i sâlihînin yolu olarak savunan sapıklara (Silfiyye) veyâ (Selefiy: ye bid’atini ortaya çıkaranların en meşhûru İbni Teymiyye ve vehh lar kendilerinin Eshâb-ı kirâm yolunda olduğunu savunuyor, Kur’âı hadîs-i Şeriflerden yanlış ve bozuk ma’nâlar çıkararak, Ehl-i sünr müslimânları kötülüyorlar.
kıble) olan kimse, icmâ’ ile ve zarûrî olarak bildirilmemiş inanılacak nassları yanlış tevîl ederek, Ehl-i sünnetin doğru yolundan ayrılınca büyük günâh işleyince kâfir olmaz demekdir. Fekat, Ehl-i sünnetdeı tevâtür ile zarûrî olarak öğrenilen din bilgilerinden birine inanmazsa illallah ehli) denmez. Böyle kimse kâfir olur.) İbnî Âbidînin üçyüzy hîfesinde de böyle yazılıdır. İkinci kısmın sonunda buyuruyor ki, (1 halîfeden üstün tutana (Şî’î) denir. Eshâb-ı kirâma söğene (Miilhid d Kıbledir. Mülhid ise, kâfir olmakdadır. Mülhidlere bugün Kızılbaş dir. Şî’îler bugün kendilerine (Ca’ferl) diyorlar.
Görülüyor ki, (Lâ ilâhe illallah ehli) ya’nî (Ehl-i kıble) demek, ı rûrî olarak bilinen din bilgilerinin hepsine inanan, ya’nî müslimâr mekdir. Böyle kimse, sapık inanışı ile kâfir olmaz.
Yiizellidördüncü sahîfede diyor ki, (Bir kişinin bildirdiği hadîs-lâzım değil ise de, ma’nâsı tevâtür ile bildirildi ise, bu icmâ’a inanı
(Milel-nihâl) kitâbı tercemesinin altmışdokuzuncu sahîfesinde c a’zam Ebû Hanîfe ve imâm-ı Şâfi’î, Ehl-i kıble olana kâfir denilme: sözün ma’nâsı, Ehl-i kıble olan, günâh işlemekle kâfir olmaz de iki fırka âlimleri ve bunların yollarında olanlar, Ehl-i kıbledirler, j câiz olan şübheli delîllerin te’vîllerinde yanıldıkları için, bunlara kâ kat, zarûrî olan ve tevâtür ile bildirilmiş olan din bilgilerinde ietih için, böyle bilgilere inanmıyan, sözbirliği ile kâfir olur.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder