Sayfalar

gizli kamera

replika telefon

maca bitksi

replika telefonlar vesilesi35

 replika telefonlar


replika telefonlar vesilesi35 evet arkadaslar bugün ben ve replika telefonlar sizler icin hazırladıgımız allahı anlatan yazılarımıza devam ediyoruz.Allahü teâlâya hamd ve şUkrIer olsun ki, bu büyükler, enfüsün dışından haber vermedi iseler de, enfüse bağlanıp kalmış da değildirler. Enfüsü de, âfâk gibi (U) deyip yok etmek istiyorlar. Allahü teâlâdan başka olan herşey gibi, onu da yok biliyorlar. Muhammed Behâeddîn-i Buhârî “kuddise sirruh” buyurdu ki, (Her gördüğün, her işitdiğin ve her bildiğin, O değildir.Evliyâlıkda cezbe ve sülûkdan ve âfâk ve enfüsden dışarı çıkılamaz dedik. Çün-ki, vilâyetin bu dört temelinin üstünde, (Kemâlâl-I nübüvvet) başlar. Evliyâlık, buraya ulaşamaz. Peygamberlerin “aleyhimüssalevâtU vetteslîmât” Eshâbının çoğu ve Eshâb olmıyanlardan pekaz bahtiyarlar. Peygamberlere “alcyhimüssalevâtü vette-hıyyât” tâm uydukları için, bu devlete kavuşmuşdur. Cezbe ve sülûkü içinde bulunduran bu yoldan seyr ederek ilerlemişler, sülük ve cezbenin dışına çıkmışlardır. Zillerden, hayâllerden kurtulmuşlar, enfüsü de, âfâk gibi, geride bırakmışlardır. Burada, başkalarına şimşek gibi çakıp biten (Tecellî-yi Zâtî)ler, devâmlı olmuşdur. Hattâ bunların işi, ister şimşek gibi olsun, ister devâmlı olsun, bütün tecellîlerin üstündedir. Çünki, bütün tecellîlerde (görünüşlerde] az da olsa, zil, aks bulunur. Hâlbuki, bu büyüklere, nokta kadar zil, büyük dağ gibi gelir. Bu büyüklerin kazançlarının başlangıcı, Zât-ı İlâhînin çekmesi ve sevgisidir. Cenâb-ı Hakkın lütfü ile, bu .sevgi her ân artarak, başka şeylerin sevgisi yavaş yavaş azalır. Başka şeylere bağlılık, yavaş yavaş yok olur. Bir se’âdctli kimseyi, Allah sevgisi bağlıyarak, başka herşeyin sevgisi kalmayınca ve Allah sevgisi, bütün bu .sevgilerin yerine yerleşince, onun aşağı sıfatları ve bütün kötü huyları yok olur. Seyr-i âfâkîde ele gelen şeylere, uzun bir sü-lûke ve .sıkı riyâzetlere ve çetin mücâhedelere lüzum kalmadan kavuşur. Çünki, sevmek, sevgiliye, itâ’at etmeği ister. Sevgi son haddini bulunca, itâ’at de temâm olur. Sevgiliye, insan gücünün yetişebildiği kadar, tâm bir rtâ’at hâsıl olunca (Makâmât-i aşere) ele geçer. Bu (Seyr-i mahbûbî) ile, seyr-i âfâkî gibi, seyr-i enfüsî de temâmlan-mış olur. Çünki, hep doğru söyleyici “aleyhi ve alâ âlihissalâtü ve.sselâm’’ (İnsan, sevdiği ile berâberdir) buyurdu. Sevgili, âfâk ve enfüsün dışında olduğundan, seven de. Onunla berâber olacağından, âfâk ve enfüsün dışına çıkar. Böylece, seyr-i enfü-sîyi de, geride bırakmış olur. Berâberlik devletine kavuşur. İşte, bu büyükler, muhabbet devleti sâyesinde, âfâk ve enfüs ile uğraşmazlar. Âfâk ve enfüs, onlara tâbi’ olur. Sülük ile cezbe, bunların işlerine bağlı bulunur. Bu büyüklerin sermâyesi, mu-habbetdir. Muhabbet, .sevgiliye itâ’at etmeği ister. Sevgiliye itâ’at ise, şerî’ate uymakla olur. Çünki, sevgilinin beğendiği şey, yol, şerî’atdir. O hâlde, muhabbetin çok olmasına alâmet, şerî’ate çok uymakdır. Şerî’ate tâm uyabilmek ise, ilm, amel ve ihlâs ile olur. Her sözde, her işde, her hareketde, her duruşda, kendiliğinden hâsıl olan ihlâs, muhlas olan kimseye nasîb olur. Muhlisler, bu mu’ammâyı anhyamaz. (Muhlisler, büyük tehlükededir) buyuruldu.Seyr-i enfüsî temâm olunca hâsıl olur. Latifeler tahliye olup, ismlerin ve sıfatların görünmesine elverişli olur. Seyr-i enfüsîde elde edilen (Tahliye), tasfiye ve tezkiyenin temâm olmasına bağlıdır. Seyr-i âfâkîde görünen tahliye, hakîkî tahliye değildir. Bunun için, seyr-i enfüsîde ismler ve sıfatlar görülmez. Demek oluyor ki, zille kavuşmak, sevgiliden başka herşeyden ayrılmakdan önce olur. Ya’nî, sevgilinin zillerinden bir zil, sâlikin aynasında görülmedikçe, sevgiliden başka şeylerden kesilmek olamaz. Fekat, sevgiliye kavuşmak, başkalarından kesilmekden sonra hâsıl olur. Şu hâlde, tesavvuf büyüklerinden, kavuşmak [peyvesten] öncedir diyenler, bir zille kavuşmağı demek istemişlerdir. Kavuşmak sonradır diyenler ise, asla kavuşmağı bildirmişlerdir. Böylece, her iki tarafın ayrılığı, yalnız kelimededir. Şeyh Ebû Sa’îd-i Harrâz “kuddise sirruh’’ burada başka dürlü söylüyor ve (Kurtulmadıkça bulamazsın ve bulmadıkça kurtulamazsın! Hangisi önce olduğunu bilmiyorum) demişdir. Anlaşılıyor ki, zilli bulmak, kurtulmakdan öncedir. Aslı bulmak kurtulmakdan sonradır. Burada şübhe edecek birşey yokdur. Nitekim sabâh vakti güneş doğmadan evvel, güneş ışınlarının zilleri görünüp yer yüzünü karanlıkdan temizler. Zulmetler, gidip, her taraf tasfiye buldukdan sonra, güneşin kendi doğar. Burada da, güneşin zillinin görünmesi, zulmetlerin gitmesinden öncedir ve güneşin doğması, zulmetlerin tahliyesinden ve zillin tasfiyesinden sonradır. Fekat, burada zulmetlerin tahliyesi ve ortalığın tasfiyesi, zillerin zuhûrundan önce olmuyor.Allahü teâlâya hamd ve Muhammed Mustafâya “sallallahü aleyhi ve sellem” salât ve size düâ ederim. Kıymetli mektûbunuz geldi. Okuyunca, bizi çok sevindirdi. Her ân hâtırladığınızı bildiriyorsunuz. Ne güzel, ne mubârekdir. Üç ayda sizin elinize geçen ni’met, başka yollarda, eğer on senede nasîb olursa, büyük kâr bilirler. Bu ni’mete şükr ediniz! Yaradılışınızın yüksek olduğunu ve böyle hâllerin kıymetini işitince, ucb, kibr ile lekelenmiyeceğinizi bildiğim için, bu ni’metin büyüklüğünü yazdım. Cenâb-ı Hak, (Şükr ederseniz, ni’metimi artdınnm) buyurdu.önceden, tevhîd bilgileri hâsıl olmağa başladı diyorsunuz. Bunlar da, bereketli kazancdır. Bu hâlin hâsıl olmasını isteyiniz. Fekat şerî’atin edeblerini gözetmeğe çok gayret ediniz! Kulluk vazifelerini yerine getiriniz! Eğer, bu hâller doğru ise, kusûrlu değil ise, sevgiliye muhabbetin çokluğundan hâsıl olur. Çünki, âşık nereye giderse gitsin, sevgiliden başka birşey görmez ve bilmez. Her nereden bir zevk, lezzet duyarsa, bunu sevgilisinden geliyor sanır. Bu hâlde olan âşık, mahlûkları görmekde, fekat hepsini, bir mahbûb sanmakdadır. Bu hâlde, Fenâ hâsıl olmaz. Çünki, Fenâ hâsıl olunca, bir mevcûdün görülmesi insanı kapladığından mahlûklar temâmen görünmez olur. Buna da Fenâ denilmesi, mahlûklar görülmediği içindir. Hakîkî Fenâ ise, sıfât-i İlâhînin ve ismlerinin ve hiçbir bağlılığın, ayrı bir görüşün de, temâmen görülmediği zeman hâsıl olur. Zât-ı İlâhîden başka hiçbirşey görülmez ve düşünülmez. Seyr-i ilallah [Allah yolculuğu], işte burada sona erer. Zillerin, görünüşlerin hepsinden temâmen kurtulmak, burada hâsıl olur. Ârif, bu zemân, asllarm aslı iledir. Alâmetlerden geçip, kendisine kavuşmuşdur. İlm, ayn olmuşdur. İşitmek, erişmek hâlini almışdır. Vasl-ı uryânî [ancak Ona kavuşmak] se’âdeti ve neler neler ve neler neler olmuşdur. Bu makâm, bu üstün derece, ancak, işâret, sembol, şifre ile anlatılabilir. Bu da kapalı ve perdeli olabilir.




replika samsung, replika s4, replika iphone, replika samsung s4, hp replika, replika note 3, replika s5, paper replika, replika saat, galaxy s4 replika

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder