Sayfalar

gizli kamera

replika telefon

maca bitksi

replika vesilesi1

 replika


replika vesilesi1 bakalım arkadaslar replika bizim icin bugün nasıl bir yazı haırlamıs hep beraber bakalım ve ne oldgunuda en anlttıgınıda hep beraber okuylaım Bu olaydan sonra, başka liirisi gelse ve sana: «İkinci iğneyi birincisinin deliğine nasıl sapladın?» diye sorsa ve güvenilir bir kişi buna; «Bu ikinci iğne çok mâhir ve nişancı birisi tararından on metre uzaklıktan birinci iğnenin deliğine isabet ettirildi» şeklinde cevap verse... Sonra başka birisi de ona, «Hayır, o iğneyi, birinci iğnenin deliğine isabet ettiren anadan doğma bir kör çocuktur. Gelişi güzel bir atışla, birinci iğneyi İkincisinin deliğine isabet ettirdi. Ve iğne, tesadüfen tam deliğe isabet etti.» dese ve bunu doğru ve meşhur bir kişi söylese... Şimdi bu «iki emin kişiden» gelen haberlerin hangisine inamrsm?Talebe: — Hiç şüphe yok ki, birincisinin sözü daha doğrudur. Fakat her ikisinin «doğru» insanlar olması bakımından, İkincinin sözünü «mümkün» bir hüküm olarak kabul etmi'mizde herhangi bir engel yoktur. Böylece, tesadüfün «mümkün» olduğu meydana çıkmaktadır. Binaenaleyh burada, herhangi bir haberi diğerine tercih etmek mümkün değildir.
Üstad: — Fakat aynı adam, üçüncü bir iğnenin de, aynı yere, yani ikinci iğnenin yerine saplandığını söylerse, acaba tercihiniz gene aynı mı olur?
Talebe: — Hayır! O zaman birincinin sözüne göre, belli bir gaye ile atılan iğnenin isabeti tercih
kör çocuk, «bir» rakamlı iğneyi alıp levhadaki deliğe isabet ettirse, sonra iki rakamlı iğneyi birinci iğnenin yerine, üçüncüsünü İkincisine, dördüncüsünü üçüncüsüne, beşincisini dördüncüsüne ve böylece iğnelerin hepsini arka arkaya levhadaki yerlerine, sırasına göre dizse, bu durumun tesadüfen vâki olduğunu görse, aynı adam tesadüfün aklen imkânsız olmadığını kabul etmez mi? Binaenaleyh tesor diifüıı mevcut olduğu meydana çıkmaz mı? Bu itibarla, bizim veya sizin durumunuz ne olur acaba? Evet, o akıllı insanın durumu ne olur, böyle bir olay karşısında ?
Talebe: — Hiç şüphe yok ki, elbette bunu kabul etmiyecektir. Çünkü tesadüfün vukuu imkânsız olmadığına göre, bunun da, çok uzak bir zaman için meydana gelmesi mümkündür.
Üstad: — Fakat yüksek, çok yüksek büyük sayılar seviyesinde, aklen açıkça imkânsız olacağı muhakkaktır.
Talebe: — Ben şuna inanıyorum ki, bunu aklî ve bedihî biı- hüküm olarak kabul etmemiz hayatımızda, çok az ve arka arkaya, birbirini takip eden tesadüflerin bulunrnamasmdan ileri gelmektedir. Öyle değil mi Hocam?
Üstad: — Hayır! Bu tesadüf olayı, bilhassa aklın batını görüşüyle ilgüi olarak, aklî ve riyazî bir kanun neticesinde meydana gelmektedir. Bunun başka bir yolu yoktur.
Talebe: — Bu kanun nedir? Lütfen izah ediniz!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder