Sayfalar

gizli kamera

replika telefon

maca bitksi

replika telefonlar ve allah bilgileri25

replika telefonlar ve allah bilgileri25

 evet arksadasdlar sizlere bugün ben ve replika telefonlar diyoruzki ResûluUah (sallallahu aleyhi ve selJem) kaza-i haccette bulunmak içings; kendini örtecek bir şey bulamadı. Baktı ki, vadinin kenarında iki ağaç dun yor. Hemen onlardan birine gidip, dallarından bir dalını tuttu ve: ‘‘Bana Allah’ın izni ile eğil!” dedi.
Tıpkı yularlı bir devenin sahibine eğildiği gibi eğildi (ağaç). Diğerine de aynısım yaptığı anlatılmışür. Nihayet onların ortalarında olunci şöyle hitab etti:
— Haydi üzerimde birleşiniz (yani beni iyice örtünüz!). Hemen birlejiı (Resûlullah) (sallallahu aleyhi ve sellemyi iyice örtüler (869),

‘‘Şu ağaca, arkalarında oturmam için, arkadaşı ile birleşmesini tü lif ettiğimi söyle! Teklifi ilettim, döndüm. Ağaç da arkadaşı ile birleş ve Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve seilem) de arkalarında otunh Ben de kendi kendime (Bu acayip hadiseyi) konuşarak uzaklaştım. Birdi dönüp (baktım) ki Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve seilem) geliyor ağaçlar da birbirlerinden ayrılıp her biri ökçesi üzerinde duruyor. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve seilem) de durup onlara;
— İşte böyle, sağa sola! diye, başı ile işaret buyuruyor(du). Aynısını Usame b. Zeyd rivayet ederek dedi ki:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve seilem) seferlerinden birinde bana ded ki;
‘‘Allah’ın Resûlü’ne hacetini kaza etmek için bir yer bulamaz mısın ‘‘Vadide seni insanlardan gizleyecek bir yer yok” deyince.
“Bir hurma ağacı veya taş da mı yok?” buyurdu. “Birbirlerine yakın hurma (ağaçları) görüyorum.”
“Haydi git: “Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve seilem) kendisini» meniz için huzuruna gelmenizi emrediyor” de, taşlara da avnısımsöı le!”.
— Emrini onlara tebliğ ettim. Onu gerçekle gönderene yemin oba ki:
Hurma ağaçlarının birbirine yaklaşıp biraraya geldiklerini, taşlanıl da biraraya gelip onların arkasında kümeler halinde toplandığını^ düm. Hacetini kaza ettikten sonra:
“Haydi git, söyle de eski yerlerine dönsünler” buyurdu. “Nefsim yed-i kudretinde olana yemin ederim ki, onların ve taşlın ayrılıp yerlerine gittiklerini gördüm...” (870).
(869)İmam Müslim; Sahih. 53. Kiıabü'z- Zühdi vc’r- Rakaik. 18. Babu Hadisi Cabm ı-Tıd.'< 30l2’dc rivayelı Icsbıl vc tahriç eylemiştir.
(870)“İmam Beyhaki ve Ebu Yi'la'l-Mavsilî hasen bir senetle lahriç eunişiır." ■‘Sü)Tİ(î-Mfl'»l“ 40.
AĞACIN KONUŞMASI. ONUN GERÇEK PEYGAMBER. ..
Ya'Ia b. Siyabe (871) dedi ki:
“Peygamber (sallallahu aleyhi ve scllem)']c bir yolculukta idik..” aynı (yukarıda serdedilen) iki hadîs gibi bir hadîs zikretti. Söyledikleri arasında şu cümle de yer almıştı;
‘‘İki küçük hurma ağacına emretti ve onlar birleştiler.'* (872).
Diğer bir rivayette:
“İki eşâe’ye (küçük hurma ağacı) emretti” diye geçmektedir.
Oaylan b. Seleme es- Sekafî (873)'den de:
“İki ağaç” olarak rivayet edilmiştir.
Huneyn gazvesinde, İbn Mes'ud (radıyallahu anh)'dan da aynısı nakledilmiştir.
Ya'Ia b. Mürre — ki bu şahıs İbn Siyabe’dir — den de nakledilmiştir. O Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellcm)‘den gördüğü birçok şeyleri anlatmış (ve ezcümle) şöyle demiştir;
Talha ya da Semure (bir nevi ağaç isimleridir) gelip. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)‘in etrafında döndü sonra yerine gitti. Bunun üzerine Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi ve scilem) şöyle buyurdu:
“Gelip benden, bana selâm vermek için izin istedi!”
İbn Mes'ud (radıyallahu anh)'ın rivayet ettiği bir hadîsde;
Peygamber (sallallahu aleyhi ve seiicm):
“Cinlerin gelip bir gece kendisini dinlediklerini, bir ağaç haber verdi.” (874).
Mücahid'in İbn Mes’ud (radıyallahu anh)’dan naklettiği bu hadîste şöyle geçer;
“Cinler ona dediler ki, senin doğru söylediğine dair kim şehadet eder?”
— İşte şu ağaç! buyurdu ve;
(871)Yj'Iİ b. Siyabe. (r a ) Sahabidir. Hudeybiye sefer ve musalahasında hazır bulunmuştur Hay-ber vc Taıf gazvelerinde ve Mekke'nin fethine katılmışıtr. imam Zehebi'mn "TecrıdrN- Sahabe" de leshit ettiğine gorc Nesebi yöyledır: "Yu'lû b. Mürre b. Vehbi';,- Sakafi Bıaıü'r- Rıdvan" da bulun-muyiur. Basra'da kendi adıyla anılan bir evi vardır.
(872)"İmam Ahmcd b. Hanbel (r.h.) İmam Taberâni ve Beybakı hadisi sahih bir senedle ondan tah-rıç etmıjlerdir." İmam Süyûıl, Menahil, 40,
(873)Gay/an b. Selemıû'l-Sakafi. Yemen'in hâkim şairlerinden vc ashab-ı kirâmdandır. Isabe; 3(176/6926
(874)İmam Buharı: Kilabu. Menakıbu'l- En.sar. Babu Zikri'l- Çin'de İbn Mes'ud (r.a.)'dan İmam kluslım; Sahih. 4, Kitabu's-Salâı. 33, Babu'l-Cehr bi’l-Kıraaii fi’s-Subhı ve'l-Kıraati Ale’l-Cın. 150(450). 153 (...)‘e kadar Abdullah h. Mes'ud (r.a.)'dan lahriç eylemiştir.
ŞİFA I ŞI'RİF tercümesi
“(Ey ağaç nel!)" diye çağırdı
Ağaç hemen damarlarını sürükleyerek vc (acayip bir) ses çıkanarakk /uruna geldi. '
El K.ıdı Ehu'l- Fitili der ki:
İ:>tc. İbn Ömer, Etireyde, Cahir, İbn Mes'ud, Yala b. Mürre, (Jsâ Zeyd. Enes b. Malik, Ali İbn Ehi Talıb. İbn Abbas (radıyalluhu ar^l^ ve diğerlen bu kıssada, bizatihi kendisinde veya anlamında ittifak etmt u dir. Kendilerinin bir mislini a'>an tabiîn de onlardan (bunu) naklctmisba! Öyle bir yaygın hale gelmiştir ki, işte o. gıirdüğünüz gibi (böyle) bir " ka/.anınıştır. ^
İbn Fûrek anlatıyor;
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve selicm):
“Tâif gazvesinde gece yürüyordu. Kendisini bir u>uklaına almısiı^ Önüne bir ağaç çıktı (ağaç çarpmamak için) ikiye bolundu. Aralanndu geçli ve bugüne kadar o ağaç öyle ikiye bolunmuş balde kaldı. Ağaç ora* böyle bilinmekte se tazim görmektedir.’' (1) (875).
Enes (radıyallahu .in/?)'dan:
Cebrail (aleyhisselârn) Peygamberi mahzun görünce dedi ki:
—Sana bir mucize göstereyim mi?
—Evet! (O arada) Resûlullah (sallallahu aleyhi vc .sc/Zen?) in gözü ı». dinin arkasında bir ağaca ilişti.
Cebrail (aleyh isselâm):
—Haydi şimdi onu çağır! dedi (Çağırdı) ağaç yürüyerek gelip huzurunda durdu.
—Haydi şimdi de geri dönmesi için, emret!..
“(Geri dönmesi için emretti) ve ağaç derhal yerine döndü.” (876)
Hazreri Ali (k.v.^'dcn de aynısı nakledildi. Lâkin onda Cebrail (ahhii-selâm) zikredilmedi, dedi ki;
—“Bana öyle bir mucize göster ki, artık ondan sonra beni tekzip
1 I M 1.1 /ım (MirıncklL'.lıı I mi/u ' 'lııpılnı.ıl.l;ulır ' ;ınl.ımınJ;ı dojiıUlır Ilıma ılıkkaı ciiik-I çctcl» sülulLıh tsjIhıUiihu ;i/cv/h \c u»ın ıkı\c NıUıncn .ıf»!», clbtMii’kı alol.ıılc bir a^.u,
hır ap.ıslıı Onun ı^ın. I 1.1 /mı pıırıııokıoılıı I mi/uiui (ıK'jicr vc kıvmct j-ormcklcdıM'"•'ıııa'1'’'l**''**** lıyı/' (M)
(K75) H.icİîm İmanı S'iMilfı'ıım 1.1I11 içimle goulıı^mm Şilıah llal.ıci. Şıfn Şcrlııt ,? 5Sdck3«W Dânnıi. Ihn \/.icc ıc Hc\ lıakı'ıım lahnc cnıi!ıııı ona ailen kaydediyor,
(87ft) İmanı Ihn. Mâce. Sünen, .Ifı Kıl.ılnı'l l■ılen. 2^ llahıı'v Sabrı âlâ I Bil.il ■*“
(r.a.)’dan latıriç cimışiır. Iınam Darımı, Musned. Makaddımc, Hah. 4.'dc. İmam Bcyha 1. lahrıy emıı>lır
AĞACIN KONUŞMASI. ONUN GERÇEK PEYGAMBER
edene aldırmayayım!”. Bunun üzerine bir ağaç çağırdı... (Aynı yukarıdaki hadîs gibi anlattı.) (877).
Peygamber (salIaJlahu aleyhi vc seUem)’'in, kavminin kendisini yalanlanmasına üzülmesi ve mucize talep etmesi, kendi nefsi için değil, onlar içindir!
tbn İshak anlatıyor;
Resûlullah (sallallahu aleyhi vc scilem) Rükâne'ye (878) böyle bir mucize gö.stermıştır. Çağırdığı bir ağaç gelip huzurunda durmu^ftur
Sonra ona;
“Haydi yerine dön” demiştir, o da yerine dönmüştür.” (879). Ha.sen’den;
Peygamber (sallallahu aleyhi ve selIcm) Rabbıne. kavmmden yakındı Onların kendisini korkuttuklarını söyledi Ondan korkmamasını sağlayacak bir mucize diledi. Bunun üzerine Allah (c.c.) ona;
— Falan vadiye git, orada bir ağaç vardır, dallarından birini çağır, .sana gelecektir! diye vahyettı.
Peygamber fa/ey/j;.s,se/âm) bunu yaptı. Dal yen yararak gelip huzurunda dikildi Onu Allah ın dilediği zamana kadar yanında alıkoydu.
Sonra ona;
“Haydi geldiğin gibi (yerine) dön git!” emrini verdi Dal da yerine dondu. — Va Rabbi, artık üzerimde (bir) korku olmayacağını anladım! (880), buyurdu.
Amr (radıyallahu anJıl’dan da aynısı varit olmuştur. O rivayette dedi kı “Bana bir mucize göster de ondan sonra beni yalanlayanlara hiç aldırmayayım!” (881).
İ^n Abbas (radıyallahu anhüml'dan:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir Bedeviye dedi kı;
— Şu hurmanın köküne çağırsam (o da huzuruma gelse) sen, benim Resûlullah olduğuma şehadet eder misin?
tK77) "lnwn Ebu Suım: (ahriç eimı>lır." Alıyyu'l- Kaan. C I, Shf 355 Şifa Şarıhı Şıhab Hafaci (Şrrtı C,3/58'dc) "Suyûli Ht Ali'den bu haJNm lahriı,' edildiğim aru>lırmaında. bulamadım Ancak bunu CiSif fr j > dan rivayetin lahrıy edildiğim levbıl eltim" dıve kavdcımekıedır mH) RuUne h. Ahdu Enb b. Haşim h. Abdu'l-Muıtalıb b. Abdulmenalı'l-kureyii...
(İl7y) İmim Beyhaki. \e Ebu Saim Ebu Ünıame'den bu hadİM lahnv cinliklerdir IW0)lmam Bnhaki: El-Haseiı’den mürsel olarak rıvaveli lahrıçcımıjiır, diye İmam Süyûti. Mena-bil. Shf •lO'da kaydediyor.
(MI) "Hadisin ravisı Hz. Ömer (r a ) olduğuna Şifa Şanhi Şıhab Hafacî kail olmuştur, diğer Şarıh '(o.'uV Ajjr/ ise Ömer \e .\mr olduğundan ihtilaf olduğunu naklcımişiır. Hadisi İmam Bezzar ve Ebu filinin hasen bir senedle hadîsi lahriç etmişlerdir.
Resûlullah (sallalluhu aleyhi ve selkm) çağırdı, ağaç hızla huzurunagt). di, sonra ona:
“Dön!” dedi ve o da yerine döndü (882).
Bu hadîsi Tirmizî tahriç etmiş ve “Sahih bir hadîstir bu!” demişiiı.
HURMA KÖKÜNÜN ONA GÖSTERDİĞİ SEVGİ VE HASRET DUYGUSU
Hurma kütüğünün ona karşı gösterdiği hasret ve sevgi hisleri, bizebûtûı bu haberlerin doğruluğunu gösterip teyid eder. Bu hadîs bizatihi meşhur dur. Yaygındır. Onun hakkında haber mütevatirdir. Bu hadisi sahih ehli lahnç etmiştir (Yani kökünü bulup nakletmiştir).
Sahabeden şu onüç (veya daha fazla) kişi rivayet etmiştir. Onlardan ja isimleri verebiliriz;
Ubey b. Ka'b, Cabirb. Abdullah, Enes b. Malik, Abdullah b. Ömer.Alh dullah b. Abbas, Schl b. Sa'd, Ebu Said el- Hudrî, Bureyde, ÜmmiSekme, El- Muttalip, r. anhüm
İbn Ebi Veda'a (radtyallahu anhüm).
İşte bunların hepsi aynı anlama gelen hadîsler rivayet etmişlerdir. Tim zî, (Enes (radıyallahu anh)'\n rivayet ettiği hadîs sahihtir) demiştir.
Cabir (radıyallahu anh) dedi ki:
“Mescid hurma kökleri (kütükleri) üzerinde kurulmuştu. Peygamber (sal-lallahu aleyhi ve sellem) hutbe irat edecekleri zaman o kütüklerden binns çıkardı. Sonra (bilahare) ona minber yapılınca, (mezkur) kütüğün deve sesine benzeyen bir sesle (hasretten ve iştiyaktan) inlediğini duyduk." (883)
Enes (radıyallahu anh)’ın rivayetinde;
“Mescid bile onun sesinden sarsıldı (sallandı)."(884).
Sehl b. Sa’d'ın rivayetinde:
(«82) İmam Tırmi/.i; EbvabU'l-Menakıb, Uabu Haninc'I-Ciz’i Ichu (s.a.v.) İbn No lu nıeini uhriı,- eımı^ıır Hüdis-i gerili İmam Buhari’ıım Tarih'ındc Uannıi'mn Musncd'ınlcutn; elliğim İmam Süyûıi, Mcıuılııl Slıf. 4U. beyan ctnıisür.
(S83) İmam Bultari: Sahih, Kilabu’l- Menakıb, Babu âlâmairn- Nübüvvc’dcCahir(r.a )i)naE* uırıki ile yine Cabir (r a.) diğer bir metini lahriv eylemiştir Ayrıca İbn Mace Sünen, S Kıubu’l-Iü me'den tahriv etınıylır 1W Babu Ma Câe lı Bed’i Şe'ni'l- Minberde. 1417 No lu haılKı Cıbıl
1884) İmam Tırmui: Sahili Ebvubû'l-Menakıb. Babu’ıı-(r.a.)'dan lahriç cinliktir
'Hanıne'l- Ciz’i’de 3631 No lumeıııEıe
HURMA KÖKÜNÜN ONA GÖSTERDİĞİ...
“Onu gören in.sanlann a|(|ama.sı da çoğaldı.” (885).
El-Muttalip (İbn Ebi Veda'u) (886) ile (Jbcy'ın rivayetinde;
“Çatlayıp yerinden oynadı.. Nihayet Rcsûlullah (salbllahu aleyhi vc sellem) geldi, mübarek elini üzerine koydu da (ancak ondan) sonra sustu.” (887).
Diğer bir rivayette:
“Zikirden yitirdiği şeyden dolayı ağlıyor bu, dedi (sallallahu aleyhi ve sellem). ” (888).
Başka bir rivayet:
“Nefsim yed-i (kudretinde) olana yemin ederim ki, eğer onu kucakla-masaydım (okşamasaydım) Resûlullah (.sallallahu aleyhi ve sellem)'e karşı hasret ve hüznünden dolayı kıyamete kadar böyle ağlayacaktı.” (889).
Sonra Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) emretti ve minberin altına gömüldü...
EI-MuttaJib’in, Sehl b. Sa'd (radıyallabu anbüm)'nın naklettiği hadîs böyle geçer.
İshak'm Enes (radıyallabu anh)'dan naklettiği hadîs de aynı anlamı taşımaktadır.
Sehl (radıyallabu anh)'dan nakledilen bazı rivayetlerde:
“Minberin altında gömülmüştür veya tavana konmuştur.”
Ubey (radıyallabu anb)’dan:
El-Isferâinî anlatıyor;replika telefonlar yazdı ve sundu yarın devam ede egiz.

1 yorum: